Ana Sayfa Çevre Anzer’in de Katli Vacip mi?

Anzer’in de Katli Vacip mi?

Bakanlığın ‘ÇED Gerekli Değil’ Kararı Verdiği ‘Turizm Koruma Alanı’ AnzerYaylasında Bal Üretim Rekoru Kırıldı…

Giriş Tarihi: 28 Ağustos 2015 Cuma 17:11
Anzer’in de Katli Vacip mi?

Ömer ŞAN-(RİZE)-Doğu Karadeniz’de bir yanda adına Yeşil Yol verilen ve bin 800 ila 2 bin 700 metre rakımdan geçen, 8 ilin yaylalarını birleştireceği ileri sürülen yol çalışmaları devam ederken; diğer yandan da aynı bölgelerin fauna ve florası, ekolojik özellikleri görmezden gelinerek ÇED’siz HES ve maden arama projeleri geliştiriliyor.

            Bakanlar Kurulu Kararlarıyla defalarca ‘Turizm Bölgesi’ ve ‘Turizm Koruma Alanı’ ilan edilen Rize’nin Dünyaca ünlü ve en pahalı balının üretildiği Anzer Yaylasında, Koç Grubunun madencilik işlerini yürüten Demir Export’a ‘maden arama-sondaj’ izni verilmesi ve ardından da Rize Valiliği oluruyla, ‘ÇED Gerekli Değil’ kararı alınması tepkilere neden oldu.

            Şimdilik Yeşil Yol Projesinin uğramadığı ve güzergâhının uzaktan geçeceği Anzer Yaylası sakinlerinden eski muhtar Adil Yıkılmaz, Anzer’de HES ve maden arama sondajı yapılmasının ‘delilik’ olduğunu kaydetti.

“Bunlar Çıldırmış Olmalı”

            Rize Valiliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Rize İl Müdürlüğü’nün, Anzer veya Ballıköy isimlerinden bihaber olması ve aynı yer olduğunun bilmemesini eleştiren Yıkılmaz, “Bunun altında başka şeyler vardır. Bunlar deli midir? Delilikten öteye bir şey bu yapılan. Anzer’inBallıköy olduğunu bilmemek olur mu? Dünya tanıyor! Bal için sıraya giriyorlar bir kere. Yaylada HES olur mu? Su mu var Anzer’de ki 3 ayrı HES projesi yapılmış! Kim izin vermiş bunlara, hangi aklı evvel? Şimdi de maden arayacaklarmış. İzin verilmiş bir de ÇED gerekli değilmiş. Bunlar çıldırmış olmalı? Yoksa başka yerler gibi Anzer’in de katli vacip mi oldu. Lütfen sesimizi duyurun, anlatın bunları kamuoyuna ve dünyaya” şeklinde konuştu.

AnzerBalı Zehir Olmasın!

Öte yandan, Anzer Yaylasındaki HES ve maden arama projelerindeki usulsüzlük ve Bakanlar Kurulu Kararları, yasa ve yönetmelikleri yok sayma iddialarına herhangi bir açıklama yapılmazken; AnzerBallıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifinden ‘Anzer Balında Rekor’ açıklaması geldi.

Kooperatif Başkanı Osman Civelek, Anzer’de son 30 yılın en yüksek üretiminin gerçekleştirildiğini ifade ettiği açıklamada, “Bilindiği üzere 2 bin 200 ila 3 bin 010 metre irtifada 17 kilometre derinliğinde Anzer Yaylamızda 2015 yılı bal hasadımız kooperatifimiz ortağı üreticilerimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu yıl ilk defa Anzer Yaylamızdaki mera ve otlak alanların kooperatifimiz ortağı ve diğer köyümüz çiftçi ailelerine tahsis edilmesi neticesinde Anzer Balı üretimimiz, son 30 yılın en verimli hasadı ile rekor bir seviyede gerçekleşmiştir” dedi.

Kooperatif ortakları ve çiftçi ailelerinAnzer ballarını kooperatife teslim ettiğini kaydeden Civelek, “Bundan sonraki süreç balların tahlil amacıyla Hacettepe Üniversitesine gönderilmesi ve Üniversitenin uygun ballara vereceği AnzerBalı raporları neticesinde, kooperatifimizde heyet huzurunda 1 kilo, yarım kilo ve 250 gram olarak ambalajlanıp,etiketlenerek satışa hazır hale getirilecektir.Kooperatifimiz bu yıl 20 Eylül 2015 tarihinden itibaren AnzerBalı satışlarına başlayacaktır. Bu tarihten önce kesinlikle AnzerBalı piyasaya çıkmayacaktır. Şu an için piyasada hiç AnzerBalı yoktur. Kooperatifimiz dışında AnzerBalı adı altında satılan ballar sahtedir. Bu nedenle, 20 Eylül tarihinde piyasaya yeni AnzerBalı ambalajı ve güvenlik tedbirleri ile çıkacağız. Bu yılki rekoltemiz bütün talepleri karşılayabilecek durumdadır. AnzerBalımızın kooperatifimizden bu yılki satış fiyatları 1 kg. 850, yarım kilo fiyatı 450.-TL, 250 gr fiyatımız ise 250 TL’dir” şeklinde açıklamasını tamamladı.

Aşağı Anzer (Çiçekli) ve Yukarı Anzer (Ballıköy) diye ikiye ayrılan Anzer Yaylası Köylüleri, köylerinde üretilen dünyaca ünlü Anzer Balının, bu tür projelerle tamamen yok edilmemesi ve özelliklerinin korunmasını isteyerek, “Anzer Balını zehir etmesinler. Projelerin hepsinden vaz geçsinler diye konuşuyorlar.

            SİT Alanı Kararı Nasıl Alındı!

            İkizdere Derneği’nin 2008’deki başvurusunu 2 yıl sonra değerlendiren Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 22 Ekim 2010’da, İkizdere Vadisi ile Anzer ve Ovit yöresini de kapsayan, bir kısmı tamamlanan 22 HES projesi ile yapımı devem eden Ovit Tünellerinin de bulunduğu alan için SİT kararı verdi.Dönemin İkizdere Derneği yöneticileri tarafından, bu karar kamuoyuna, ‘İkizdere Vadisi Doğal SİT Alanı ilan edildi’ diye aktarıldı.

Aynı zamanda HES’lere karşı mücadele veren yaşam savunucularını sevindiren karara göre, İkizdere Vadisi, Anzer ve Ovit yöresinde yapılması planlanan 22 hidroelektrik santrali (HES) projesi rafa kalkıyor, yapım çalışmaları devam eden Ovit Tünelini de tartışmaya açıyordu.

Kararın alındığı 2010’da İkizdere Vadisi’nin alt kesiminde 4 HES projesinin yapımı tamamlanmış ancak, 1.Derecede Doğal SİT Alanı ilan edilen bölgedeki projelerden hiçbiri başlamamıştı. Karara göre, bölgede planlanan 22 HES projesi rafa kalkarken; 2863 sayılı yasa uyarınca bölgede taşocağı açılamayacak, madencilik çalışması yapılamayacak, HES inşaatlarına izin verilmeyecekti. İkizdere Vadisi’ni kapsayan kararla, balıyla ünlü Anzer Yaylası’nda yapılması planlanan 3 ayrı HES projesi de iptal ediliyordu.

Koruma Kuruluna Başbakan Fırçası

Kararın kamuoyunda duyulmasının ardından, zamanın Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve diğer bakanlar ile birlikte dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’da Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na tepki gösteriyor ve adeta tehdit ediyordu.

Dönemin Başbakanı Erdoğan, SİT kararının ardından, 23 Ekim 2010’da yaptığı konuşmada, “Değerli arkadaşım sen bugüne kadar neredeydin yahu? Bugüne kadar oraları niçin SİT Alanı ilan etmediniz de şimdi HES çalışmaları başlayınca kalktınız buraları SİT Alanı ilan ediyorsunuz? Bu haritaları siz yapacaksınız, bunun üzerinde siz çalışacaksınız. Bizler yıllarca bu ülkede 'su akar, Türk bakar' mantığıyla suya yaklaştık ama artık böyle bakmayalım istiyoruz. Artık 'su akar, Türk yapar' demeye başladık, şimdi de önümüz kesiliyor” ifadelerini kullanmış, Erdoğan'ın bu sözlerinin koruma kurulları üstünde büyük bir baskı yarattığı eleştirilerine neden olmuştu.

Kaldı ki, bu tehdide varan tepki ve baskılar üzerine Kurul, 22 Ekim 2010’da aldığı İkizdere Vadisini SİT Alanı ilan eden kararını kamuoyuna açıklayamamış ve SİT kararını ilan edememişti. Dolayısıyla kararın hangi alanları hangi statüde SİT kapsamına aldığı da bilinmiyordu.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Spor Sayesinde Engelini Unutarak Hayata Tutundu

Spor Sayesinde Engelini Unutarak Hayata Tutundu

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık