Ana Sayfa Yerel Siyaset Atatürk Olmasaydı Peygamberimizin Mezarı Olmayacaktı.

Atatürk Olmasaydı Peygamberimizin Mezarı Olmayacaktı.

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes Yusufeli CHP İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Atatürk CHP ve Din” konulu panele konuşmacı olarak katıldı.

Giriş Tarihi: 26 Ocak 2015 Pazartesi 00:44
Atatürk Olmasaydı Peygamberimizin Mezarı Olmayacaktı.

Panele CHP Artvin Milletvekili Av. Uğur Bayraktutan, CHP İl Başkanı Ali Yücel kurt, CHP Merkez İlçe başkanı İlyas Şahin, CHP Yusufeli İlçe Başkanı Barış Demirci, CHP Milletvekili aday adayı İsmet Başar, Yusufeli’ni Yaşatma Derneği kurucu Başkanı Ali Yıldırım, Türk Eğitim Sen Artvin Şubesi Eski Başkanı ve Kamı sen denetleme Kurulu Başkanı Nizamettin Torun, CHP kadın kolları Başkanı Gülşen kurul ve Kadın Kolları Yönetim Kurulu ile Yusufelili vatandaşlar katıldı.

ATATÜRK GENÇLİĞE HİTABE İLE HEPİMİZİ UYARDI

Halitpaşa Ortaokulu Konferans salonunda Saygı Duruşu ve istiklal Marşının okunmasıyla başlayan toplantının açılış konuşmasını Yusufeli CHP İlçe Başkanı Demirci Yaptı. Başkan Demirci, Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi’nden kısa bir alıntı yaparak; Cebren ve Hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiliil işgal edilmiş olabilir.

Bütün Bu şeraitten daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlara, gaflet, dalalet ve hatta diyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, far-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe Hitabesi’nde bugün yaşadıklarımızı anlatmış ve bizleri 1927 yılında uyarmıştır. Kimse şüphe etmesin bu kötü günler geride kalacaktır. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Bizlere düşen; genci, yaşlısı, kadını, erkeği ile vatanımıza, istikbal ve Cumhuriyetimize sahip çıkmak ve yaşatmaktır. Bunun için görevden kaçmayacağız.”

CHP BUGÜNDEN SONRA ÖNEMLİ VAATLERLE YOLA ÇIKIYOR

Yücel Kurt: “Biz çok seçim geçirdik, çok seçim yaptık. Ama bu seçime kadar kesinlikle halkımıza vaatlerde bulunmuyorduk. Ama artık öyle bir döneme geldik ki; artık halkımızı yanımıza alıp bu kötü gidişata acilen son vermemiz lazım. Biz şimdiden seçim vaadimizi açıkladık. Bir kez de burada siz değerli Yusufeli halkının huzurunda, Sayın Hocamızın söyleşisinden önce bu vaatlerimizi paylaşalım istedik.

VAATLERİMİZDEN İLKİ, SOSYAL GÜVENLİK KARTI; Bu kart ile atık sadaka toplumundan, kendi isteği ile istediğini alabilen bir sistemle vatandaşlarımızın onurlu yaşamını sağlayacağız. Bu kartın limiti her ay bin 500 TL olacak. Mevcut iktidarın dağıttığı kalitesiz kömür, giysi ve makarnadan halkımızı kurtaracağız.

İKİNCİ ÖNEMLİ VAADİMİZ VE ŞEREF SÖZÜMÜZ; Atanmayan Öğretmen kalmayacak. Öğretmen ihtiyacı olduğu halde Milli Eğitim Bakanlığı atamaları yapmıyor, öğretmen ihtiyacını farklı yollardan kapatmaya çalışıyor. Birçok atanamayan öğretmen bunalıma girdiği için intihar etmiştir. Onların vebali bu hükümetin boynundadır.

ÜÇÜNCÜ VAADİMİZ; Asgari ücret Bin 500 TL olacak. Bugünkü ekonomik koşullarda bundan aşağıdaki ücretler artık sefalet ücreti olmuştur. Türkiye’de bugün 6 milyona yakın çalışanımız asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. TÜİK rakamlarının açıkladığı açlık sınırının altındaki asgari ücret, utanç verici bir durum arz ediyor. Türkiye’yi ve çalışanlarımızı bundan kurtaracağız.

DÖRDÜNCÜ VAADİMİZ; En düşük emekli maaşı asgari ücretin üstünde olacak. 
BEŞİNCİ TAAHHÜDÜMÜZ SIFIR İŞSİZLİKTİR. Bunu Hindistan, Almanya, Kanada, Japonya, Amerika uygulamış, biz neden uygulayamayız? Bize kaynak soruyorlar? Ayakkabı kutularından bulabiliriz. Türkiye’nin çok büyük imkân ve kaynakları var. Ancak doğru ve adil kullanılmadığı için GSMH rakamlarda belirtildiği gibi yansımıyor. İşte biz gelir dağılımındaki adaletsizliği kaldırdığımızda kaynak zaten kendiliğinden bulunmuş olacak. Ben sözlerimi burada noktalarken, CHP iktidarında bu vaatlerimizi yapacağımızı bir kere daha tekrar ediyorum. Türkiye bir kere daha AKP iktidarını taşıyamayacak kadar yoruldu, halk olarak yorulduk, usandık” dedi.

AKPLİLERİN EN ÇOK NEFRET ETTİĞİ 2 VEKİLDEN BİRİSİ SAYIN ÖZKES 
HOCAMIZDIR

Daha sonra söz alan CHP Artvin Milletvekili Bayraktutan, sözlerini kısa tutarak, Meciste AKP’lilerin en çok kızdıkları ve en çok nefret ettikleri, hop oturup hop kalktığı 2 Miletvekilinden birisinin Kamer Genç, diğerinin ise İhsan Özkes olduğunu, AKP’lileri gerçek İslam ile vurduğunu söyledi. Türkiye’nin her yerinden davetler aldığı için çok yoğun olmasına rağmen Artvin halkının isteğini kırmayarak yaptığı daveti geri çevirmediğini belirterek Özkes’e teşekkür etti.

Panele, Yusufeli’ne ilk kez geldiğini ve bugüne kadar neden böyle güzel bir yere gelmediği için hayıflandığını, böylesine güzel bir ilçenin sular altında kalacağını öğrendiğinde duyduğu üzüntüyü dile getirerek, Yusufeli halkının ev sahipliği ve sıcaklığından dolayı teşekkür etti. Özkes AKP döneminde her şeyin tehlikeye atıldığını, en bütün tehlike altında olan değerin ise Din olduğunu savundu. Özkes, emekli müftü olduğunu ve hiçbir sözünü afaki söylemediğine dikkat çekerek şunları söyledi; 
AKP DÖNEMİNDE DİNİMİZ TEHLİKE ALTINA GİRDİ
HARAMI HELALE NASIL ÇEVİRİRİZE ÇALIŞIYORLAR

“ AKP döneminde yüce dinimiz büyük bir tehlike altına girmiştir. Siz ne olursanız olsun, kim olursanız olun, kendinizi bir ömür ibadettir için Kabe’ye kapatsanız “Haramı Helal” yapamazsınız. AKP haramı helal yapmaya çalışıyor!. Kendi çıkarları için Ayet ve Hadisleri kendilerine yorumlayarak kullanıyorlar.

TÜRKİYE BUGÜN HER ŞEYE RAĞMEN GIPTA EDİLEN BİR ÜLKEDİR. 
BİZ BUNU ATATÜRK’E BORÇLUYUZ. NUR İÇİNDE YATSIN

Tüm İslam Ülkelerinin dünyada en çok problem yaşayan ülkeler olduğunu, bunun nedeninin de yönetim anlayışında yattığını iddia eden Özkes; “Bakın bugün her şeye rağmen Türkiye tüm İslam ülkeleri arasında gıpta edilecek bir ülke konumundaysa bunun en önemli nedeni Atatürk’tür. Bugün bu İslam ülkeleri bu durumda ise onların bir Atatürk’ü olmamasıdır. Allah rahmet eylesin, Nur içinde yatırsın. Bundan 2 yıl önceydi. Bir Arap baharı vardı. Gerçekten bir umut vardı. Ne oldu Arap kışına döndü. O tarihlerde Lübnan’da bir toplantı var.

ARAP ÜLKELERİNE AKP MODELİ ANLATILDI. 
BEN ONLARA ATATÜRK MODELİNİ ÖNERDİM

Konusu Arap baharında AKP Modeli. Beni genel merkezden aradılar. Bu toplantıya Ana Muhalefet olarak temsilen ben gittim . Toplantı başladı. AKP’den 2 vekil katıldı. Emrullah İşler ve daha sonra AKP’den ayrılan İdris Bal. Onlar sunum yaptılar. 10 yıllık iktidarlarında Türkiye’yi getirdikleri noktayı anlattılar.. 2 Saat sunu yaptılar. Daha sonra bana döndüler, Muhalefet olarak ne diyorsunuz? AKP’nin kesinlikle model olamayacağı, Türkiye’ye zulüm getirdiği, Adaletsizlik getirdiği, Fikir özgürlüğünü yaşayamadığını anlatım.

En sonunda Allah korkusu mu Tayyip korkusu mu daha çok dedim. Tayyip korkusu Allah korkusunu geçti. Sizim aradığınız model AKP modeli olamaz Aradığınız model Atatürk’ün getirdiği Türkiye Cumhuriyeti modelidir. Dini inancına saygı duyduğu, yaşam tarzına saygı duyduğu yaşam modelidir dedim. Toplantıdan sonra 2 Arap ülkesinin yetkilileri geldi,. Dediler ki çok haklısın. Bizim de istediğimiz model Atatürk’ün modelidir. Laikliktir. Ancak bunu İslam ülkelerine anlatabilir miyiz şeklinde acabalarını ilettiler.

ATATÜRK OLMASA PEYGAMBERİMİZİN MEZARINI YOK EDEBİLİRLERDİ.

Bakın Atatürk olmasa belki de kutsal mekân Kabe yerinde olmayabilirdi. Bakın Kral öldü bizde 1 günlük yas ilan edildi. Suudlar yas ilan etmiyor da size ne oluyor da yas ilan ediyorsunuz? Vahabi anlayışında çok farklılıklar var. Onların anlayışında peygamberimizin kabrini yıkmaya kalkıştılar. Atatürk ordu ile gideceğini söyleyince geri adım attılar. Daha sonra Ecyad kalesi yıkıldı. Biz Atatürk’ e çok borçluyuz. 
Bakın hiç biri Atatürk'e vatan haini, hırsız diyemiyorlar. Çünkü her şeyini bu vatana ve millete vakfetmiştir. Kim ki Atatürk'e dinsiz diyorsa o kişi dinsizdir. 
Peygamberimiz bir hadis şerifinde kim birisine dinsiz diyorsa karşısındaki kişi dindar ise dinsizlik ona göre döner diyor. Atatürk Kur’an okurken ağlıyor. Atatürk’ün dini ve imanını paylaştırsak onlara yeter de artar bile. Diyanet işleri Başkanlığını kuran, İmam hatip’i ilk açan, İlahiyat Fakültelerini kuran, Kur’an’ı n mealini yazdıran Türkiye’de ilk defa Mevlid-i Şerif-i radyodan yayınlatan Atatürk. Bu insan nasıl dinsiz olabilir. Dünyada Diyanet gibi kurumu olan hiçbir İslam ülkesi yok. 150 bin kişi bu kurumda çalışıyor. Dünyada bir istatistik yapılsa en çok iftiraya kim uğradı diye sorulsa en çok Atatürk çıkar. İftira dinimizde günah değil mi? Bunlar bilinmesine rağmen ona dil uzatıyorlar. Atatürk Güneş gibidir. Ruhu şad, makamı cennet olsun.

DİNDAR DEMEK HUKUKA HAKKA ÖNEM VERMEK DEMEKTİR

Yusufeli muhafazakârdır, dindardır dediler. Tam bana göredir dedim. Çünkü dindar olmak demek, hakka, hukuka riayet eden insan demektir. Düşünün. Bana soruyorlar; hırsızlık sevap mıdır? Bu nasıl bir sorudur, şaka mı diyorum? Neden böyle bir şey söylüyorsunuz dedim.

Bin 400 yıllık dinimiz var. Dinimize göre Kur’anı Kerim’de hırsızın eli kesilir diyor, ayettir. Peygamberimiz buyuruyor ki, sizden önceki toplumların helak olma nedeni şuydu. İtibarlı ailelerden hırsızlık yapan affediliyordu, zayıf, yoksul insanlar cezalandırılırdı. Bunu yapanlar yok oldular. Fatıma i masumiyet diye bir kadın hırsızlık yapar. Kolu kesilecek.

Bu kadının eli kesilmesin. Çünkü ileri gelen eşraftan gelen biri. Bunu Peygamberimize söylemek istiyorlar da kimse söyleyemiyor. Çok sevdiği azatlı kölesi bunu iletiyor. Kızarıyor. İşte o zaman söylüyor. Hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa onu cezalandırırım” diyor. 
Peygamberimiz devlet malını aşıran kişilerin cenaze namazını kıldırtmadı. Şimdi size soruyorum. Peygamberimiz yaşasaydı. AKP’lilerden kimin namazını kıldırırdı, kimin namazını kıldırmazdı?

MUAVİYE ERKEK DEVEYİ DİŞİ DEVE YAPTI ORADAKİLERDE 
DEVENİN ERKEK OLDUĞUNU BİLDİĞİ HALDE DİŞİ DEVE DEDİ.

Dünyada yargılanmadan aklama diye bir şey yoktur. Böyle bir şey olabilir mi? Nasıl oluyor bu? Karaya ak deyin tamam. Buna kargalar bile güler. Hz. Ali halife oldu. Şam valisi Muaviye kabul etmiyor. Küfeli Şam’da erkek devesiyle dolaşırken Şamlı devesine göz koymuş. Küfeli’ye demiş ki bu dişi deve benim.Küfeli, deve benim ve dişi değil erkek der. Tartışma çıkmış vali olan Muaviye gelmişler. nedir konu demiş. Dişi Deve Şamlı’nın meselesi. Muaviye Kararımı açıklıyorum.” Der. Bu dişi deve Şamlınındır. Halka soruyor. Orada bulunanlar hep bir ağızdan dişi deve Şamlı’nın diyor.

Muaviye Küfeli’nin kulağına der ki; Bu devenin dişi değil erkek olduğunu biliyorum. Ben erkek deve dediysem erkektir. Hiç birisi buna dişi deve diyemez” bu adamlardan bende 10 binlerce var. Git Ali’ye böyle söyle der. Bugün yaşananların tıpkısı budur. 4 Bakanı aklayan Bu komisyondakiler de aynı şekilde karar verdiler. Ama hiç birinin vicdanın bunu kabul etmemiştir.

Karpuz çatladı. Artık kokuşma başlar. Bilal’in gemisi su aldı. İnsanlık adına az da olsa bir umut belirdi. Annem babam da olsa adaletten şaşma. Adalet herkese lazımdır. Bir gıdanın kokmaması için tuz lazım. Adalet tuz vazifesi görür. Adalet kokarsa tuz kokmuştur demektir!. O zaman bizi kim koruyacak. Makul şüphe üzerine insanların canını yakabilirler. Kul hakkı. Bakın 4 bakandan birisi umre’ye gidecek. Hocam haram para ile Umre’ye gidilir mi?

Medine ile Mekke arası 450 kilometre. Kişi uzaktan gelmiştir. Yorgundur. Dua etmeye başlar. Bu kişinin yediği, giydiği haramdır. Allah bu kişinin duasını ne diye kabul etsin Bunu peygamberimiz söylüyor. Yorumda yapmadım. İsim yok. Gazete manşetten veriyor. Ne oldu biliyor musunuz? O zat beni mahkemeye verdi. Artı tazminat davası açtı, faizini de istedi. Mahkeme sonuna kadar faizin çalışmasını istedi. Bu söz benim değil. Peygamberimizin. İşte gelinen nokta maalesef budur.”dedi.

Panelin sonunda soru cevap bölümüne geçildi. Özkes sorulara cevap verdikten sonra program sona erdi.

ARTVİN ÖZGÜR-SAMİ ÖZÇELİK

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık