Ana Sayfa Eğitim CHP Rize İl Başkanlığı;Karma eğitimden vazgeçilemez..

CHP Rize İl Başkanlığı;Karma eğitimden vazgeçilemez..

CHP Rize İl Başkanlığı 2018-2019 Eğitim Öğretim yılı ile ilgili basın açıklaması yaptı."Karma eğitim kaldırılamaz,kimse kendi gericiliğini ülkeye dayatamaz"

Giriş Tarihi: 17 Eylül 2018 Pazartesi 12:36
CHP Rize İl Başkanlığı;Karma eğitimden vazgeçilemez..

2018-2019 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BASIN AÇIKLAMASI

 

            “Okul insanlık yolu/ Her yanı şeref dolu/ Sevinçliyiz hepimiz/ Yaşasın okulumuz!”

            2018-2019 Eğitim-Öğretim yılına da çözülememiş sorunlarla giriyoruz.

            Ne kadar eğitim, ne kadar öğretim olacak bilemiyoruz. Eğitimde her geçen gün geriye gittiğimiz, diğer ülkelerle aramızdaki farkın her yıl giderek daha da çok açıldığını görüyoruz.

            16 yılda, 16 kez 'Eğitim Politikasının' değiştiğini görüyoruz. Öğrencilerimiz neye göre nasıl hazırlanacaklarını bilemeden bir belirsizlik için de öğrenimlerini sürdürüyorlar.

            AKP, ülkeyi nasıl yönetiyorsa eğitimi de aynı şekilde yönetiyor. Bu aynı zamanda nasıl bir insan tipi istediğinizle ilgili.

            Sormayan, araştırmayan, öğrenmeyen, öğrenmeye ihtiyaç duymayan, yani sunularını kabul eden, sunulduğu kadar sunulduğu şekliyle öğrenen ve buna göre yetişen bir öğrenci ve insan… Sorgulanmayan, hazır olan, sunulan, işitilen bilgi…

            AKP, ne yaparsa yapsın, öğrencilerimize baktığımızda aksini görüyoruz. Bilgiye ulaşmaya çalışan, araştırmaya çalışan, soran, merak eden bir öğrenci nesli...

            Eğitimde bu kadar çok yol ve yöntem denenmesinin asıl nedeni de budur. Bir türlü, istedikleri gibi 'öğrenci' oluşturamamak!..

            Ne yapılırsa yapılsın, hangi yöntem uygulanırsa uygulansın, Laik, Bilimsel, Araştırmaya, Sorgulamaya ve geleceği inşa etmeye dönük eğitim sistemi, yani Atatürk’ün hedeflemiş olduğu Eğitim Sistemi, hayatın zorlayıcı gerçekliği olarak kendini dayatıyor.

            Aksini yapmaya çalıştıkça eğitimde geldiğimiz nokta: Başarı olarak parasız verildiği söylenen ders kitapları, sınıf, derslik sayısı ve dersliklerdeki öğrenci sayısı (ki bunlar hangi bölgemizde bilemiyoruz).

            Bir bilimsel araştırma yada eğitimin niteliğinde diğer devletlerle olan sıralamadan bahseden yok!..

            Eğitim ve Öğretimin kalitesini artırmak yerine uğraşılan 'Karma Eğitimin' kaldırılması… Bu kabul edilemez. Kimse kendi gericiliğini ülkeye dayatamaz!

            Öğretmenlerin sorunları, atamayan öğretmenler, saat ücretli çalışanlar, sözleşmeli öğretmenler…             Sorunların birde 'Öğretmen' yanı var, artık anlatmaktan dile getirilmekten de bezilen!..

            Veliler!.. Öğrenci okutmanın sadece 'ders kitaplarının bedava' verilmesi olarak düşünenlere karşı her türlü ekonomik zorluğa rağmen yemeyip, içmeyip çocuklarını okutmaya çalışan velilerimiz. Bir zamanlar çocuklarını okula göndermenin mutluluğunu yaşayan velilerimiz…

            Özet olarak 16 yıldır 'Eğitim ve Öğretimin' sorunlarını çözemeyen AKP iktidarında, 2018-2019 sezonuna da çözülememiş ve çözülme umudu da vermeyen sorunlarla giriyoruz.

            İçinde yaşadığımız ve yaşatılan tüm olumsuzluklara rağmen geleceğimizi sürdürecek olan öğrenci kardeşlerimize, Öğretmenlerimize ve Velilerimize de başarılar diliyoruz…

            Bu itibarla 'Eğitimle' ilgili 12 sorunu ve çözüm önerilerimizi de bilgilerinize sunuyoruz.

            EĞİTİMDE 12 SORUN 12 ÇÖZÜM

1. FIRSAT-İMKAN EŞİTLİĞİ SAĞLANMALIDIR

            Okullar açılmadan önce, devlet okullarında okuyan her çocuğa, eğitime katkı payı olarak 500 TL verilmelidir. Özel okuldaki çocuğumuza 5.000.-TL verildiğine göre bu da verilebilir. Taşımalı eğitime son verilmelidir. İkili eğitim sistemi kaldırılarak, tam gün eğitim sistemine geçilmelidir. Birleştirilmiş sınıf uygulaması sonlandırılmalıdır. Her okulda bir öğün ücretsiz yemek verilmelidir. Velilerden kayıt parası ve okul masrafları alınmamalıdır.

2. KIT KAYNAKLAR BETONA DEĞİL BEYNE KANALİZE EDİLMELİ

            Tasarruf tedbirleri kapsamında Milli Eğitime ayrılan bütçeden kısıtlamaya gidildi. Hiçbir medeni ülkede eğitim bütçesinden kısılarak tasarrufa gidilemez. Ülkenin can damarları kesilerek tasarruf yapılamaz.

Aksine krizlerin pençesinden kurtulmak için eğitime daha fazla bütçe ayırmak gerekir. Çünkü eğitime ayrılan pay geleceğe yapılan yatırımdır.

            SEKA’yı özelleştirip, kağıt ihtiyacımızı dışarıdan karşılamaya başladınız! Şimdi, çocuklarımızın kitaplarını basacak kağıt bulamıyorsunuz. Kitapların basılamadığı haberlerini yayılıyor.

3. EĞİTİMİN BİLİMSEL NİTELİĞİ KORUNMALI

            Laik, bilimsel, demokratik ve herkese parasız eğitim verilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı tarikat ve cemaatlerin eğitimle olan ilişkini kesmeli, vakıflarla yaptığı her türlü sözleşmeyi derhal sonlandırılmalıdır.

 

4. EĞİTİMDE PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VARDIR

            Sadece piyasacı, pragmatik ve gerici eğitime dayalı bir müfredat anlayışı ile öğrenci yetiştirilemez. Eğitim felsefemiz geleneksel değil çağdaş eğitim anlayışına dayanmalıdır. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan, geleceğin dünyası ile buluşturan, çağdaş, demokratik, laik ve bilimsel bir müfredat oluşturulmalıdır.

5. EĞİTİMDE DÖNÜŞÜM YAPARKEN PARTİZANCA DAVRANILMAMALI

            Siyasete bakılarak atama yapılmamalı. Mülakat sistemine son verilerek, hak edenlerin ataması yapılmalıdır. KPSS’de yüksek puan alıp atamaya hak kazanan, ancak mülakatta çok düşük puan verilerek elenen öğretmenlerin haklarının iadesi yoluna gidilmelidir. Okul türleri Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Talep edilmeyen çok az sayıda öğrencisi olan okul türleri, talep fazlası olan okul türlerine dönüştürerek sorun çözülmelidir.

6. EĞİTİM SİYASETİNİZİN UYGULAMA ALANI DEĞİLDİR

            Eğitime siyaset sokulmamalıdır. Siyasetin etkisindeki eğitim bilimsellikten uzaklaşır. Kadrolaşmayı hedefleyen atamalar sonlandırılmalıdır. Rektör atamaları üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldırmaktadır. Milletvekili yapmadıklarınızı üniversitelere rektör olarak atayamazsınız. Rektör ve dekanlar atamayla değil, öğretim üyeleri tarafından seçimle belirlenmelidir.

7. SINAV ODAKLI EĞİTİM DERHAL TERK EDİLMELİDİR

            Çocukların yeteneklerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkartacak eğitim modellerinin hayata geçirilmesi gerekir. Ezberci ve sınav odaklı eğitimden vazgeçilmelidir. Çocuklarımızı istemedikleri okul türlerinde okumaya zorlayan LGS sistemi kaldırılmalıdır. Çocuklarımız ilgi alanlarına ve yeteneklerine göre yönlendirilerek, istedikleri lise türünde okumaları sağlanmalıdır. Başarının sırrı, öğrencilerin ilgi alanlarının ve yeteneklerinin tespit edilerek o alana yönlendirilmesinde gizlidir.

8. LİYAKAT ESAS ALINMALIDIR

            Eğitimde liyakate dayalı bir sistem kurulmalıdır. Atamalar siyasete değil liyakate bakılarak yapılmalıdır. FETÖ referansıyla atadıklarınızdan ders almadınız mı?

9. DARBECİ EĞİTİM ZİHNİYETİNDEN VAZGEÇİLMELİDİR

            12 Eylül zihniyetiyle eğitimde yola devam edemezsiniz. Bir an önce erişilebilir, bölgesel farklılıkları giderilmiş, küresel düzeyde iddialı ve bilimsel eğitime geçilmelidir.

10. EĞİTİMDE 1+8+4 SİSTEMİNE GEÇİLMELİDİR

            Eğitim, 1 yıl okul öncesi, 8 yıl ilköğretim, 4 yıl ortaöğretimden oluşan 1+8+4 modeliyle yeniden yapılandırılmalıdır. Zorunlu eğitim, 9 yılı kesintisiz temel eğitim olmak üzere, 13 yıla çıkartılmalıdır.

            Eğitim yapısının ürettiği temel sorunlardan birisi de açık liselerdir. Bugün bu liselerde 1.586.823 öğrenci bulunmaktadır. Bu gidişle önümüzdeki yıl bu sayı 2 milyonu aşacaktır.

            Eğitimin toplumla, ekonomiyle ve bilimle ilişkisini yeniden kurmalı ve ona göre etkin yapılanma, çağdaş-bilimsel içerik, yetişmiş öğretmen, güçlendirilmiş okul ve edilgen olmayan öğrenci dikkate alınarak eğitim yeniden yapılandırılmalıdır.

11. ÖĞRETMENLERE HAK ETTİKLERİ DEĞER VERİLMELİDİR

            5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü ve 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde öğretmenlerimize birer maaş ikramiye verilmelidir. Öğretmenlerin ek göstergeleri 3.600’e çıkartılmalıdır. Öğretmenlerimizi az da olsa rahatlatmak için 2018 Eylül ayında ödenecek 1.121.- TL’lik hazırlık ödeneği de bir maaş seviyesine çekilmelidir. Tüm öğretmenler kadroya alınarak, ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen ayrımına son verilmelidir.

            Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılmalıdır. Bizim bu konudaki çalışmalarımız devam etmektedir.

12. KARMA EĞİTİMDEN VAZGEÇİLEMEZ

            Cemaat ve tarikatların baskısıyla kanunda yer alan karma eğitimi yönetmelikten çıkartarak, karma eğitimi tartışmaya açıyorlar.

            Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’ndaki, 'Karma Eğitim' zorunluluğunu görmezden gelenler, kafalarını kuma gömüyorlar.

            Milli Eğitim Bakanlığı, Karma Eğitimden vazgeçilemeyeceğini, Cumhurbaşkanlığı ise Karma Eğitimde esneklik sinyalleri veriyor!

            Eğitimde seçme hakkı değil, pedagojik olarak doğru olan uygulanır! Bunu da en iyi Milli Eğitim Bakanı bilir, bilmelidir!

 

 

                                                                                                                                             İl Başkanı

                                                                                                                                             Saltuk DENİZ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık