Ana Sayfa Referandum Halk Oylamasında neye EVET, neye HAYIR ?

Halk Oylamasında neye EVET, neye HAYIR ?

Gazeteci Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, başkanlık ya da partili cumhurbaşkanlığı değişikliğinin esası üzerine bir yazı kaleme aldı. Değişiklik ne getirecek, ne götürecek? EVET dersek neye onay vermiş, HAYIR dersek neye itiraz edeceğiz?

Giriş Tarihi: 24 Ocak 2017 Salı 01:23
Halk Oylamasında neye EVET, neye HAYIR ?

Başkanlık ya da partili cumhurbaşkanlığını getirecek anayasa değişikliğinin esasını, ‘’egemenliğin kimde olacağı’’ oluşturuyor. Cumhuriyetin kurucu iradesine, anayasamıza göre egemenlik millete verilmiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet-halk egemenliği, demokrasi içerisinde hür seçimlerle oluşacak meclis aracılığıyla kullanır. Bunun adı ‘’parlamenter sistem’’dir.

Anayasa değişikliği ile, ‘’millet-halk iradesine dayalı demokratik parlamenter sistem’’ ortadan kaldırılarak, adına ‘’Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi’’ denilen, ancak bugün dünyada hiçbir gelişmiş demokratik ülkede eşi benzeri bulunmayan bir ‘’tek adam yönetimi’’ getirilmek isteniyor.

DÜNYADA DURUM NE?

Dünyada, ‘’en gelişmiş, en kalkınmış, yaşam standardı en yüksek, demokrasi ve hukuk standardı bakımında en ileri ülkeler’’, bir iki istisna dışında ‘’demokratik parlamenter sistem’’le yönetiliyor. Üstelik bir kısmı da Türkiye’de öcü gibi gösterilen koalisyonlarla!  

En gelişmiş ilk 20 içine giren ABD’deki sistemde ise Başkan, senato ve yargı tarafından denetime tabidir. Senatoyu feshetme yetkisi yok. Güçlü bir kuvvetler ayrılığı sistemi var.

Dünya sıralamasında ‘’en geri kalmış, en yoksul, en istikrarsız ve güvensiz ülkeler’’in hemen tamamı, ‘’başkanlık’’ ya da benzeri ‘’tek adam yönetimleri’’ne sahip.

EGEMENLİĞİN 3 TEMEL DAYANAĞI

Bütün demokratik ülkelerde egemenliğin üç temel kaynağı vardır. Yasama (meclis), yürütme (hükümet) ve yargı (adalet ve hukuk sistemi). Bu üç temel güç-kuvvet birbirini denetler, böylece demokratik sistem ayakta durur. Her gücün yetkisi bellidir. Buna demokrasinin çimentosu olan örgütlü toplum ve özgür basın katıldığında, güçler ayrılığı tamamlanmış olur.

Bunun karşıtı olan güçler birliği, bütün bu yetkilerin, bu egemenlik-hakimiyet alanlarının tek elde toplanması demektir. Bunun adı ise demokrasi değil, otoriter yönetim ya da diktatörlüktür.

PARTİLİ CUMHURBAŞKANI NE DEMEK?

Anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanının yetkileri çok büyük ölçüde arttırılacak.

Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin genel başkanı olacağı için, ‘’tarafsızlığı’’ ve ‘’milletin birliği’’ni temsil etmesi tartışmalı olacak. Kendi çıkaracağı kararname ya da kendi parti çoğunluğu ile geçireceği yasaların ‘’anayasaya uygunluğu’’nun denetimi yapılamayacak.

Bu değişiklikle, iktidarların ya da siyasetin üzerinde, milletin bütününü temsil etmesi gereken bir tarafsız makam, bir sigorta kalmayacak.

YASAMA TEK KİŞİYE BAĞLANACAK

Partili cumhurbaşkanı, aynı zamanda genel başkanı olarak partisinin milletvekili adaylarını seçeceği için, yasama organı olan mecliste çoğunluk partisi kendisine bağlı olacak. Yani yasama organı meclis, yürütmenin başı partili cumhurbaşkanının emrine girecek.

YARGI TEK KİŞİYE BAĞLANACAK

Partili cumhurbaşkanı, gerek doğrudan ve gerekse meclisteki çoğunluğu ile dolaylı olarak, Hakimler ve Savcılar Kurulu ile Anayasa Mahkemesi üyelerini belirleyecek. Yani yargının tepesi, yürütmenin başı olan partili cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

MECLİSİN ÜZERİNDE TEK ADAM

Partili cumhurbaşkanı gerektiğinde, parlamento ya da meclisi feshebilecek. Ancak meclisin cumhurbaşkanını yargı karşısına çıkarabilmesi, pratik olarak neredeyse imkansız hale gelecek.

Bu ülke, en zor koşullarda kurulan bir meclisin yürüttüğü istiklal savaşı ile oluşturuldu. Şimdi, emperyalist işgale karşı ilk kurtuluş savaşını veren bu meclis, makama kim oturursa otursun, bir kişinin danışma organına dönüştürülecek.

BİRLİĞE VE İÇ BARIŞA TEHDİT

Türkiye, içeride ve dışarıda büyük sorunlarla karşı karşıya. Ülkenin birliği ve beraberliğine, demokratik hak ve kazanımlara yapılan her türlü saldırıya karşı, hangi parti, görüş ya da kökenden olursa olsun, herkes ortak bir duruş sergilemeli. Ülkeyi bölüştürecek, ötekileştirecek, karşı karşıya getirecek hiçbir hareket ya da oluşuma fırsat tanınmamalı. Bir kişiye bu kadar yetkiler veren, egemenliği, özgürlükleri tek kişiye devreden bir sistem, ülkeyi birleştiremez, böler.

Tek kişiye dayalı bir sistem asla istikrar getiremez. Aksine, asıl tek kişiye dayalı sistemler istikrarsızlık kaynağıdır. Çünkü, farklı siyasal ya da toplumsal kesimler kendilerini ifade edemeyecek ya da etmekte güçlük çekecek.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

Yapılmak istenilen bu değişiklik, bir anayasa değişikliği değil, rejim ya da sistem değişikliğidir. Değişikliğin adının cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık olması, bu gerçeği değiştirmez.

Eğer bu değişiklik kabul edilir ise, halk-millet iradesine dayalı cumhuriyetin kurucu değerleri ortadan kaldırılacak.

EGEMENLİK TEK KİŞİYE BIRAKILAMAZ

AK Partili, CHP’li, MHP’li, Saadet ya da Vatan Partili, BBP’li ya da komünist partili olalım. Veya hiçbir partiye mensup olmayalım.

Kişilerden ve günlük siyasetten bağımsız düşünerek kendimize şu soruyu soralım:

Kaderimizi bir kişinin eline bırakacak kadar aciz yaratıklar mıyız?

BAŞKANLIK DEĞİL TİRANLIK

Kimse kimseyi kandırmasın. Bu yetkileri tek kişiye vermek; tek kişiyi egemenliğin esası, tek kullanıcısı, tek karar vericisi yapmak, bırakın kendi tarihimizi, insanlığın en karanlık çağlarının yansımasıdır. Bunun adı cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık değil, TİRAN’lıktır.

Türkiye bu ağır otoriter yapıdan kurtulmak için çok acılar çekecek, büyük bedeller ödeyecektir.

EN TEMEL 2 HAK GİDEBİLİR

Eğer bu değişim yapılırsa, en değerli hakkımız olan ‘’seçebilme özgürlüğü’’ büyük bir darbe alacak. Türkiye, önce belirli bir görüşe, ardından o görüşün tek liderine teslim edilecek. Demokrasi olmanın temel ölçüsü olan muhalefet ya da itiraz etme hakkı, artık anlamsızlaşacak, etkisizleşecek.

BURADA KALMAYACAK

Kimse bu yetkileri eline geçirenlerin duracağını sanmasın. Dahası dahası ve dahası istenecek.  Ve bu yeni yeni hedefleri ya da gündemleri gerçekleştirmek isteyen iktidar sahiplerini engelleyecek hiçbir kural, kurum ya da güç kalmayacak.

Bu gücü kullananın adının Tayyip ya da Kemal, Hasan ya da Hüseyin olması önemli değil.

BAŞIMIZA PADİŞAH MI İSTİYORUZ?

Bütün yetkilerin devredildiği, her şeye karar veren, her şeye kadir, meclisin ve yargının üzerinde, hatta padişahın bile sahip olamadığı yetkilerle donatılan bir tek adam diktatörlüğü mü istiyoruz?

DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ Mİ İSTİYORUZ?

Yoksa demokrasi, hukuk, barış ve kardeşliğin egemen olduğu; herkesin hakkını ve hukukunu savunabildiği, cumhurbaşkanından sokaktaki vatandaşına kadar herkesin yasalar önünde eşit olduğu, herkesin kendini hür-özgür ve birinci sınıf vatandaş hissettiği, birlik ve bütünlüğünü sağlamış; kimsenin inancından, etnik yapısından, cinsiyetinden, politik görüşünden dolayı ayrımcılığa uğramadığı, herkesin fırsat eşitliğinden yararlandığı,  bir demokratik parlamenter sistem mi?

EVET DEMEK NE ANLAMA GELİYOR?

Bu anayasa değişikliğine ‘EVET’ demek, demokrasiye, hürriyetlere, güçler ayrılığına, hukuk devletine, istikrar ve güvenliğe, barış ve kardeşliğe, fırsat eşitliğine ‘HAYIR’ demektir.

HAYIR DEMEK NE ANLAMA GELİYOR?

Bu anayasa değişikliğine ‘HAYIR’ demek, cumhuriyete, demokrasi ve hukuk devletine, vatanın birliği ve bütünlüğüne, inanç ve düşünce hürriyetine, laikliğe, sosyal devlete, gerçek anlamda kadın-erkek eşitliğine, barış ve kardeşliğe, farklılıklarla bir arada yaşamaya ‘EVET’ demektir.

EGEMENLİK DEVRİ

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları 1923’te saltanatı kaldırıp Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak, egemenliği-hakimiyeti aile ya da kişiden alarak millete-halka verdi.  Bu egemenliğin kullanımında yaşanan sorunlar, bu büyük tarihsel sıçramanın değerini azaltamaz.  Eğer anayasa değişikliği halk tarafından kabul edilirse, halk egemenliğini yeniden, tek kişiye devretmiş olacaktır.

Buna EVET mi, HAYIR mı?

 

viratrabzon.com

 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Referandum sonrası nasıl örgütleneceğiz ?

Referandum sonrası nasıl örgütleneceğiz ?

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık