Ana Sayfa Yerel Gündem Ridef tartışması devam ediyor

Ridef tartışması devam ediyor

Ridef Genel Sekreterinden açıklama...

Giriş Tarihi: 2 Temmuz 2014 Çarşamba 05:14
Ridef tartışması devam ediyor

BELGE YOK DİYENLER; İŞTE KENDİ İMZALARINIZIN BULUNDUĞU YAZILAR VE KURUMLARDAN ALDIĞINIZ CEVAPLAR… GÜNGÖR HANIMI VE DE ARKADAŞLARINI İLGİLENDİRECEK BELGELER;

BELGE – 1

belge1

6 Aralık 2013 tarihli Güngör Oflu ve Mustafa Babal imzalı bu yazıda Federasyon merkezinin işgal edilmiş olduğu için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmektedirler. Ancak 3 Aralık 2013 tarihinde Çankaya Emniyet Müdürlüğü tarafından İnkılap Sokak No: 25 Kızılay adresinde bulunan dairenin kapı kilidinin kırılması olayı ile ilgili olarak adı geçen kişinin ifadesi bulunmaktadır. Kim, nereyi, nasıl işgal etmiştir. Güngör Hanım gece yarısı operasyonu ile yapmış olduğu çirkin davranışının sonucunda, bir şekilde yalan şahitlik ve yalan beyanlarla olayı lehlerine çevirmeyi planlamış ancak tarihlerin ortada olması işgalin Güngör Hanım ve arkadaşları tarafından yapıldığı gerçeğini değiştirememiştir. Bu utanç verici çok çirkin olayın üzerine gitmeyi sadece şikayet etmekle bıraktık. Üzerine gitseydik, evet birçok şahidimiz de ‘bu olayı bırakmayın, üzerine gidin' diye ısrar etmelerine rağmen, bu adı geçen hanımın daha kötü durumlara düşmesini istemediğimizden dolayı savcılık boyutunda şikayetimizde ısrarlı olmadık. Bu nedenle de savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş ve dosyayı kapatmıştır. İnsan ancak bu kadar kendisini ve arkadaşlarını rezil edebilir.

BELGE – 2/1

belge2

Yukarıda 31 Aralık 2013 tarihinde Güngör Oflu ve Mustafa Babal imzalı olarak Ankara Valiliğine hitaben yazdıkları yazının birinci ve son sayfasında söyle ifadelerde bulunmaktadırlar. Birinci sayfa okunacağı üzere Federasyonun delegelerinden bahsedilerek tüzüğün 10. Maddesini yazmışlardır. Bu maddede sayılan delege sayısı tam 280 kişiden söz etmektedir. Ancak çok övünerek her yerde sundukları Yargıtay bozma kararında bu delege sayısını 282 olarak belirtmektedir. Bu nasıl bir çelişkidir. Bu çelişkiye tabidir ki sonuna kadar itiraz edilecektir. Kaldı ki tespitlerimize göre tam 37 kişi birden fazla delegelik görevini üstlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay kararının aslında yanlış olduğunu kendileri de yazdıkları yazı ile doğrulamaktadırlar.

BELGE - 2/2

belge2.2

Bu belgenin diğer dört sayfasında Denekler Müdürlüğünün uygulamalarının hepsinin yanlış olduğu tek tek yazılmıştır. Yani Karar Defterinin verilmesi, yapılan olağanüstü genel kurulu tanımaları ve tüzük değişikliğinin kabul edilmesi gibi uygulamalarının yanlışlığından bahsetmektedirler.

Belgenin son sayfasında ise Ankara Dernekler Müdürlüğü personeli hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardır. Ankara Valiliğine gereğinin yapılması için suç duyurusunda bulunulmuş ve bilgi içinde aynı yazı İçişleri Bakanlığı teftiş kuruluna ve hukuk müşavirliğine de gönderilmiştir.

İçişleri Bakanlığının Ankara Valiliğine cevap yazıları da şöyledir.

BELGE – 3

belge3İçişleri Bakanlığı, 12 Şubat 2014 tarihli cevabi yazısında; Ankara Dernekler Müdürlüğünün, Rize Dernekleri Federasyonu ile yapmış olduğu işlemlerde bir hatanın bulunmadığını yazmıştır.

BELGE - 4

belge4

Dernekler Müdürlüğü İşlemlerin dernekler kanunu ile yönetmelikleri uygun olduğunu Güngör Oflu ile Mustafa Babal'a yukardaki yazısı ile bildirmiştir.

Bu kişilerin hala kendilerini Federasyonun yöneticileri olarak görmeleri ve bu unvanları kullanmaları yasal mıdır? Ve doğru mudur?

BELGE – 5

belge5

28 Mayıs 2013 tarihinde Ankara dernekler Müdürlüğü tarafından Güngör Oflu'ya hitaben Rize Dernekleri Federasyonunun 12 Mayıs 2013 tarihinde yapmış oldukları sözde genel kurulda seçtikleri sözde yönetim kurulunun yetkili olup olmadıklarına dair cevabi yazı ile Rize Dernekleri Federasyonunun 23 Mart 2013 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda seçilen yönetimin görevde ve yetkili olduğunu belirten yazı gönderilmiştir.
Yazılı belgelerin olmadığını söyleyen ve yazan bu hanım artık ne diyecektir. Bütün belgelerde de adı ve imzası bulunmaktadır. Ne yazıktır ki, kendisinin hataları nedeniyle imzası bulunan arkadaşını da yanlış işlerin içine sokmuştur. Eskiler bu duruma "tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş" derler.

Bu kadar çirkin ve hırçın davranış içinde olmasının nedeni nedir? İşinden mi oldu? Evinden mi oldu? Savunduğu siyasetinden mi oldu? Sosyal çevresinden mi oldu? Ya da gelirinden mi oldu? Niçin bu kadar çirkin mücadele…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Fındık İçin Adalet Yürüyüşü devam ediyor..

Fındık İçin Adalet Yürüyüşü devam ediyor..

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık