Ana Sayfa Çevre Yeşil Yol için ilk dava yola çıktı.

Yeşil Yol için ilk dava yola çıktı.

Samsun’dan Artvin’e kadar yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik bir güzergahta, ‘turizmi geliştirme’ gerekçesiyle yaylaları birbirine bağlamak için yapılması planlanan ‘Yeşil Yol’ projesinin Fırtına Vadisi ayağı yargıya taşınıyor.

Giriş Tarihi: 23 Haziran 2015 Salı 20:27
Yeşil Yol için ilk dava yola çıktı.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Kaçkar Dağları’nın eteklerinde bulunan Samistral ile Kavrun Yaylası arasında 5 Haziran günü iş makinelerinin bölge halkı tarafından durdurulmasıyla gündeme gelen Yeşil Yol projesi, 2015 DOKAP Bölge Kalkınma İdaresi Yatırım Programı’nda yer alıyor.

Sekiz ilin yaylasının yaklaşık 2-3 bin metre yükseklikte 2 bin 600 kilometrelik denize paralel bir ‘yayla otobanı’yla bağlandığı projenin birçok noktada SİT alanı ve koruma altındaki bölgelerden geçmesi planlanıyor. DOKAP’ın koordinasyonunu yüklendiği proje için sekiz kentte il özel idareleri yol çalışmaları için ihaleler düzenliyor. Parça parça başlatılan yol çalışmalarının da 2 bin 600 kilometrelik güzergahta birleştirilmesi planlanıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) koruma altına alınması gereken 200 ekolojik bölge arasında gösterdiği Çamlıhemşin ilçesindeki Fırtına Vadisi de bu alanlardan biri. Vadide, Samistral Yaylası ile Kavrun Yaylası arasındaki yol projesinin durdurulması için Rize İdari Mahkemesi’nde dava açıldı.

Davayı açan avukat Yakup Okumuşoğlu, bölgenin 1998 yılında 1’inci derece SİT alanı ilan edildiğini, aynı zamanda da Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer aldığını belirtti. Okumuşoğlu, burada yol projesi için koruma amaçlı imar planı düzenlenmesi gerekmesine rağmen bunun yapılmadığını aktardı.

Ormanda kesime izin verilmiş yesil yol1

Fotoğraf: DHA

Okumuşoğlu, Yeşil Yol’un Fırtına Vadisi üzerinden geçen ayağı için koruma amaçlı imar planı olmadan sadece Trabzon Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu’ndan geçtiğimiz yıl alınmış izinle çalışmaya başlanıldığını, bunun da hem SİT alanı hem de milli park sınırları içinde yer alan bölge için hukuk dışı bir karar olduğunu belirtti.

Vadideki ‘Yeşil Yol’ projesine karşı başka davalar da açmaya hazırlandıklarını kaydeden Okumuşoğlu, “Yine Fırtına Vadisi havzasında fakat milli park ve SİT alanı dışındaki bölgelerde orman kesim izni vermişler. Bu iznin iptali için bir dava hazırlığımız var. Meralarla ilgili noktalarda, Meralar Komisyonu’ndan izin alınmış olmalı, bunları da inceleyeceğiz. Önümüzdeki günlerde de bu davalarımızı açabilecek düzeye geleceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

Sadece Fırtına Vadisi’nin konusu değil

yesil yol

Açılan davanın  sadece Fırtına Vadisi’yle ilgili olduğunu belirten Okumuşoğlu, projeninse tüm Doğu Karadeniz’i ilgilendirdiğinin altını çizdi.

Okumuşoğlu şöyle konuştu: “Bu Fırtına Vadisi’nin konusu değil sadece, aynı zamanda İkizdere’nin de, Seroz’un, Trabzon Solaklı’nın da Ordunun, Giresun’un yaylarının da konusu. Dolayısıyla tamamını da ilgilendiriyor. Fırtına Vadisi’ni bizler vadimizi çok seviyoruz, korunması için elimizden gerekeni de yaparız. Hem milli park, hem doğal SİT. Uluslararası anlaşmalarla korunan da bir yer. Doğu Karadeniz’de en korunabilmiş yerlerden biri. HES’lere de izin vermedik, maden ocaklarına da, bu yola da izin vermeyeceğiz.”

‘Ayder artık yayla değil kent’

Yeşil Yol’un sanılanın aksine turizmi geliştirmeyeceğinin çünkü yüksek irtifadaki yol çalışmalarının bölge ekosistemine uzun süreli ağır zarar vereceğini kaydeden Okumuşoğlu, şunları söyledi: “Ayder asfalt yol geldiğinden beri artık bir yayla değil, kent, Uzungöl de öyle. Bu şekilde bir turizmin kimseye faydası yok. Doğru bir turizm değil, dağlara yüksek binalar kurarak turizmi geliştiremezsiniz. Örneğin Ayder’den Yukarı Kavrun’a bir yol genişletme çalışması yapıyorlar. Yukarı Kavrun 3000 metre yükseklikte bir yayla. Yol yapıldığı zaman Ayder yaylası gibi artık kentleşmiş bir yapı, Yukarı Kavrun’a taşıyacak. Bu yolu birleştirecekler Samistral yaylasıyla. En yüksek noktalardan biri. Bunu yaptığınız zaman hem yaylalarımız bitiyor, hem meralarımız tükeniyor hem ekoturizme yönelen, lokal olarak bunu yapan insanların da ekonomisini elden alacak bir turizm.”

Milli Park’ta ‘mangal keyfi’

Bölge halkının da projeye karşı olduğuna dikkat çeken Okumuşoğlu şöyle devam etti: “Yeşil yol kapsamında günde beş yayla gezecek insanın yayla turizmine ne katkısı olacak? Başka bir yönü de var, 3 bin metrede piknik yapmaya başlayacak, mangal yapacak örneğin, arabasını çekecek inanılmaz bir manzara vs. Doğal SİT alanı ve milli parkta böyle bir turizm mi planlıyorlar yani? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir milli parkta mangal yapamazsın, canının istediği gibi gezemezsin. Duracağın yer, oturacağın, manzarayı izleyeceğin yer bellidir. Bunun yerine salıyorlar insanları milli parka, istediğin gibi gez diyorlar. Orası doğal olarak gelecek kuşaklara kalmalı. Ekoturizm kitle turizmi değildir, halk bunu anlıyor ama yöneticiler anlamıyor.”

diken.com.tr

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Yeşil Yol’a Rize İl Özel İdaresi’nden onay

Yeşil Yol’a Rize İl Özel İdaresi’nden onay

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık