TOLGA KALAYCI

Neşwan'a...


TOLGA KALAYCI
14 Aralık 2014 Pazar 23:35

Ülkeyi her geçen gün kutuplaştıran AKP, toplumu baskı mekanizmalarıyla sindirmeye çalışıyor. Kendinden olmayanları ötekileştirirken, hakkını arayanlara gazı, copu reva görüyor. 

Daha fazla polis, daha fazla TOMA! sloganıyla kendi rejimini inşa ederken yasaları da kendi lehine göre değiştiriyor, hukukun içini boşaltarak önümüze koyup adına "ileri demokrasi" diyor kendince. Gezi direnişinde yitirdiklerimizin katilleri ödül alır gibi sözde ceza alıyor, bazı dosyalar ise unutturulmaya çalışılıyor. Ölüme sebebiyet verenler de taksitle para ödeyip elini kolunu sallayarak dışarıda gezebiliyor. Hayatı dert edinip sorgulayan, araştıran ve "başka bir dünya mümkün" diyerek buna dair fikir üretenler tam tersine cezaevleriyle, soruşturmalarla, baskılarla karşılaşıyor. Çünkü onlar; hayatı sorgulamayan, kendi düzenlerine çomak sokmayan bir toplum istiyorlar. 
Korku, baskı imparatorluğu yaratmaya çalışsa da ülkenin dört bir yanında direniş sesleri yükselmeye devam ediyor. İşçiler fabrikalarda özelleştirmeye karşı barikat kurarak nöbet tutarken, yaşam savunucuları da doğalarının tahribatını önlemek için aynı nöbeti veriyorlar. Öğrenciler okullarda eğitimin piyasalaşmasına ve eşitsizliğine karşı mücadele verirken, kent sakinleri de yaşam alanlarını canavarlardan korumaya çalışıyor. Baskı, zulüm, sömürü varsa direniş, barikat, mücadele de her alan da sürecektir.  

13 Aralık 2013 kimine göre sıradan bir tarihtir veya kimine göre de bir anıya sahiptir. Benim ise yoldaşım o tarihte tutuklandı. Neden mi? Duvara “Tek Yol Devrim” yazdığı için Devrimci Yol propagandası yaptığı “suçuyla” bir yıl on ay ceza alan ve tutsak edilen yoldaşım tam üç yüz altmış beş gündür yani bir yıldan beri Uşak’ta tutsak. 

Güler yüzlü, gerçekten samimi, kavgasına inanan inançlı biri olarak tanıdım onu, Neşwan yoldaşı. Kamplarda, eylem ve etkinliklerde görüşüyor, hasret gideriyorduk. Şimdi ise benim de ilk defa yaptığım mektuplaşma ona nasipmiş.

Kıskanmıyor da değilim Türkiye sosyalist hareketinin öncü örgütlerinden Devimci Yol’un propagandasını yaptığı için dört duvar arasında kalmayı. Onun ayakkabı kutuları, gemicikleri, üst makamda AKrabası yoktu. O bir yerlere gelebilmek, mevki sahibi olmak için birilerine yalakalık yapmadı. Kendi fikirlerini ve kimliğini dışarıda olduğu gibi içeride de koruyor ve bu düzene gereken cevabı veriyor. 

Yoldaşlık ilişkisi bambaşkadır. Fiziki olarak yan yana olamasak da aslında hep yan yanayız. Sen bizimlesin, biz seninleyiz. Neşwan’ın dört duvarlı hücresi Haziran sıcaklığıyla ısınıyor, bizimle beraber mücadeleyi göğüslüyor. 

Neşwan Şık’a ve Tüm Tutuklu Öğrencilere Özgürlük! Yumruklu Yıldız Onurumuzdur!


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık