MEHMET C.PEKER

10 EKİM 29 EKİM


MEHMET C.PEKER
9 Ekim 2016 Pazar 12:30

Değerli arkadaşlarım merhabalar,

10 Ekim 2015 Cumartesi günü saat 10:30 da Ankara Garında olmak üzere saat 10:10 civarında Sıhhiye’de arabamı park etmiştim ki; 10:04 te üç saniye ara ile iki bomba patladığını öğrendim. 10 dakika fark ile yanlarında ol(a)madığım 107 barışsever katledildi ve 500 den fazlası da yaralandı.

Yaşadığımız karanlık günlere bir ışık, antidemokratik baskılara karşı bir güç damlası, belirsizlikler içindeki yarınlarımıza bir umut aramaktı, yaratmaktı amaçları, amacımız ..

Yarın, 10 Ekim 2016 Pazartesi günü saat 10:04 de biz yine Ankara Garında olacağız, kayıplarımızı anacak ve geçen seneden daha karanlık günleri yaşarken eksilmeyen umut sözcükleri ile geleceğimize, beklentilerimize dönük irademizi haykıracağız.

Eminim bir çok arkadaşım da benzer duygular içindedir. Sürecin içinde bireysel sorumluluklarımızı ve etki alanlarımızda daha fazla nasıl dayanışma(lar) üretebileceğimizi tekrar tekrar düşünür ama sadece düşünürüz, nadiren yakın arkadaşlarımıza itiraf eder, nerede ise hiçbirimiz de geleneksel alışkanlıklarımız ile konuşmak dışında etki alanlarımızda emek harcamayız.

Tam burada bir şansımızdan bahsetmek istiyorum; Prof. Dr. Korkut Boratav.

7 Ekim akşamı BHH panelinde değerli Korkut hocamız tespitlerini ve yarına dair önerilerini paylaşırken (özetle) dedi ki; aydınlanma, dinin ve devletin tahakkümlerine karşı idi. Bizler, bunlara ilave olarak paranın  hegemonyasına da karşı çıkan solcu, devrimci, sosyalistler olarak, güçlenmeli, sağa savrulmayı ve İslamcı faşizmi engellemeliyiz, engelleyebiliriz.

10 Ekim benzeri terör saldırılarının ve katliamların sıradan beklentiler haline geldiği ülkemizde –yarın saat 10:04 de Ankara Garında yapılacak anmaya katılmanın dışında- bizlere çok ciddi sorumluluklar düşüyor.

Korkut hocanın işaret ettiği gibi, etki alanımız dışındaki demokrat yurtseverlerin neleri yap(a)madıklarını konuşmak yerine

ütopyayı korumaya,

umudu kışkırtmaya,

davetkar olmaya,

dayanışmaya,

dinlemeye,

anlamaya,

anlatmaya,

üretmeye,

paylaşmaya ve

iyi örnekler yaratmaya ısrarla devam etmeli, GÜÇLÜ OLMALI ve toplumun sağa savrulmasını engellemeliyiz.

“Hiçbirimiz Hepimiz Kadar Güçlü Değiliz” sözüne inananlar olarak

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 93 üncü yılında “Cumhuriyetimizin Değerlerine” hep birlikte sahip çıktığımızı, çıkacağımızı göstermek adına farklı ne tür dayanışma yöntemleri geliştirebileceğimizi konuşmaya yeniden başlayalım mı?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık