MEHMET C.PEKER

55


MEHMET C.PEKER
29 Temmuz 2015 Çarşamba 23:22

 

Değerli arkadaşlarım merhabalar,

Bugün benim yaş günüm; sabah 07:30 itibarı ile 55 sene bitti geriye kaldı 45 sene daha …

Neden gülümsediniz? Yoksa 100 yaşına kadar yaşayacağıma inan(a)madınız mı? Ben diliyor ve inanıyorum …

Yaklaşık 15 sene önce, ara sıra güncellediğim “özgeçmişime” ilave olarak ilk kez “özgeleceğimi” yazmak için masaya oturduğumda yaşam süremi bir asır olarak belirlemiş ve kabaca dört çeyrek halinde planlamıştım. 54 yaşında vefat eden dedem ve 51 yaşında vefat eden babamın yaşayamadıklarına inat ben 100 yıl yaşamalı, üretmeli ve tabi ki paylaşımlarım ile mutlu olmalı idim …

Yaşamının ilk çeyreğinde öğrencilik yapmış, ikinci çeyreğinde de çok büyük keyif ile mühendislik yapmakta olan biri olarak ikinci çeyreğin son on yılında maddi ve manevi tatmin sağlayacak başarılar elde etmeli sonrasında da üçüncü çeyreğe alnı açık ve gözü geride olmadan, yeni heyecanlar yeni hedefler ile başlamalı idim, çok şükür başardım :)

İkinci çeyrekte bıraktığım mühendisliğin bana kazandırdıkları ile sorumluluklarının farkında bir yurtsever olarak üçüncü çeyrekteki günlerimi dolu dolu geçiriyorum. “Sadece kendim”den çok “semtim Çayyolu”, “ilçem Fındıklı”, “partim CHP”, “ derneğim ODTÜ MD” ve “tanıdıklarımın orta vadede daha mutlu olabilmelerine destek olmak” adına yapabileceklerimi düşünmekten ve ilgili süreçlerde arkadaşlarım ile birlikte emek harcamaktan keyif alıyorum.

Evet değerli arkadaşlarım, yazdığım gibi bugün 55 bitti 56 ıncı yılı yaşamaya başladım. Bu yıl içinde ülkemde neler yaşanabileceğini düşünmek daha doğrusu öngörmeye çalışmak hiç iç açıcı değil ama koşullar ne olursa olsun umutlu olmaya ve yukarıda kısmen  yazdığım kendi sorumluluk alanlarımda elimden gelenlerin en iyisini yapmaya çalışacağıma dair söz veriyorum..!!

Sizleri de UMUTLU OLMAYA ve kendi sorumluluk alanlarınızda ütopya ile heyecanlanma, sloganlar ile duyguları ifade etmenin yanında orta vade ile ilgili ortak hedefler biriktirerek “ama”sız dayanışabilmek  için elinizden gelenin en iyisini yapmaya DAVET EDİYORUM.

Davet deyince, ne demiş üstad Nazım Hikmet;

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benziyen toprak,

                                         bu cehennem, bu cennet bizim.

 

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

                                         bu dâvet bizim....

 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

                                         bu hasret bizim...

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık