SALTUK DENİZ

AKP Kağıttan kaplandır (1)


SALTUK DENİZ
13 Ocak 2015 Salı 15:01

Bir gün kar yağdı,yaşadıklarımız ortada.

Kesilen elektrikler, akmayan sular, felç olan kent trafiği.

Köylere ulaşımın zorluğunu yazmaya bile gerek yok.

Fatura ödenmediğinde, elektrikleri kesen ve kesme bedeli tahsil eden özelleştirilmiş elektrik hizmetleri ve yapılan açıklama;

“ Müşterilerimize hizmetteki öncelikli ilkemiz kesintisiz, sürekli ve kaliteli enerji tedarikidir
İlke güzel de hizmet aksadığında öne sürülen gerekçeler aynı. Kar yağdı, direkler düştü vs. Sanki bu topraklara ilk kar yağıyor ya da başka ülkelere kar yağmıyor.

Tahsilata gelince aslan kesilenler iş hizmete gelince yüzlerce gerekçe sunuyorlar…

Bu böyle devam eder durur. Ta ki arkadaş benim de mazeretim var; benim de gelirim artmıyor,maaşıma, emeğime, ürünüme zam gelmiyor. Benim de param yok, bende ödeme yapamıyorum, giderek yapmıyorum diyene kadar.

Ya da sana ödeme yapabilmem için hizmetimi eksiksiz, kesintisiz almam gerekiyor. Hizmet alamadığım her an, her saat, her dakika için sende bana geri ödeme yapman gerekiyor. Çünkü benim zamanımı çalıyorsun, benim çalışmamı engelliyorsun tepkisini koyana kadar.

Hayat ancak karşı çıktığımız an , dur dediğimiz an güzelleşir bizim için.

İnsanlık, var olan ve çürüten statükoya karşı çıktığı için bu güne geldi.

Ateşi bulan ilk insan devrimcidir.Yazıyı bulan ilk insan da devrimcidir.

Hayat kendini değiştirmek üzerine kuruludur.

Yaşam değişikliklerle gelişir, güzelleşir, bizler için daha yaşanabilir olur.

Var olanı muhafaza etmek muhafazakarlıktır.

Var olanı değiştirmek, onu ileriye taşımak ilericiliktir. Devrimcilik bu adımın adıdır.

Yaşam ancak yeni sözlerle, yeni uygulamalarla, yeni davranışlarla gelişir, yenilenir.

Var olana göre siyaset üretmek, onun üzerinden bir şeyler yaparım, bu beni bir yerlere taşır diye düşünmek, var olanı meşru kılmaktan başka bir işe yaramaz.

Elbette ki var olanı kimse yok sayamaz. Burada önemli olan kurulan ilişkidir.

Eğer yaptıklarınız ve yapacaklarınız üzerinden, var olan sizinle bir ilişki kurmuşsa sorun yok, o zaten evrilecek demektir.

Ama siz onun üzerinden bir ilişki kurarak , ileriye adım atmak isterseniz, gideceğiniz bir yol yok demektir.
Ülkemiz siyasetindeki tıkanmaların nedenlerinden biri de budur.

Siyaset sadece matematik üzerine kurulmaz. Siyasi çalışmalarda matematiğin önemi çoktur. Siyasette matematik bir sonuçtur ve yol göstericidir. Ancak temel değildir.

Ana stratejinizi matematiksel dağılımlara göre yaparsanız , her zaman kaybedersiniz.

Siyasette belirleyici olan sözünüzdür. Ne söylediğiniz ve bunu nasıl söylediğiniz, devamında ise bu söz için nasıl mücadele ettiğinizdir.

Sözünüzü söylersiniz, mücadelenizi yaparsınız. Sözünüz sokakta geçerli olan, yankılanan söz haline dönüşür, işte o zaman matematiksel hesap yaparsınız.

Siyasette temel nokta düşüncelerinize ve hedefinize duyduğunuz inançtır. Sizi sürekli mücadele eder hale getirecek olanda mutlak zafer düşüncesidir.

Ana sorun şudur;

Örgütsel dağınıklık , bireyselcilik ve kendiliğindencilik.

Günümüze uyarladığımızda karşımıza çarpık bir kavrayış çıkmaktadır.

Hep birlikte oluşturulan bu kavrayış AKP çok güçlüdür ve kesinlikle gitmez algısını yaratmıştır.

Ama unutmayalım ki , AKP kağıttan bir kaplandır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık