MEHMET C.PEKER

ANNE DE OLMAMALISIN BABA DA ..!!


MEHMET C.PEKER
25 Eylül 2016 Pazar 21:51

Değerli arkadaşlarım merhabalar,

Beş yıl ilkokul, üç yıl ortaokul, üç yıl lise ve muhtemelen dört ila altı yıl arasında da üniversitelerde okuduk, bir eksik bir fazla hepimizin bir kaçar tane diploması oldu, şimdikiler de dörde dörder okuyorlar, maşallah.

Sonunda öğrenmeyi öğrenenler hayatta başarılı oldular oluyorlar, anlatılanları anlamadan ezberlemeye alışanlar ise bin bir türlü zorluklar ile mücadele ediyorlar.

Aslında, diplomaların çok şey ifade etmediğinin, bir çok şeye yetmediğinin de hepimiz farkındayız.

Tam da bu neden ile, profesyonel hedeflere ulaşabilmek adına kurumların özel alanlarına ve talip olunan sorumlulukların gerektirdiği uzmanlık alanlarına dair sertifikalar ile diplomaların desteklenmesi isteniyor, hem de bir değil bazen çok tane sertifika ile.

Uzmanlıklar ve sertifikasyon sistemi hakkında derin bir yazı ile haddimi aşmaya niyetim yok, sonra ne gelecek eleştirilere ne de sorulara cevap verme şansım olabilir.

Ben yine çok basit ancak önemli bir konuda aklıma gelen bir sertifika önerimi görüşlerinize sunacağım; “ebeveyn sertifikası”.

Sizler de benimle aynı fikirde olmanıza rağmen nerden çıktı mı dediniz?

Çok yeni öğrendiğime göre; Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu 2014 yılında bir Genelge yayınlayarak eş adaylarına bir sağlık personeli tarafından danışmanlık hizmeti verilmesini gündeme getirmiş. Genelgenin üç de eki var;

Evlilik öncesi Danışmanlık Rehberi 122 sayfa,

Evliliğe Sağlıklı Başlangıç Dokümanı 66 sayfa,

Evlilik Öncesi Danışmanlık Formu 1 sayfa.

Uygulamalar ile ilgili performansı bilmemekle birlikte konuya emek veren herkesi tebrik ediyor, ilk fırsatta sırası ile söz konusu dokümanları okuyacağımı burada ilan ediyorum.

Konu gerçekten çok önemli ve içerik her halükarda zenginleştirilerek “danışmanlık almak” hatta “eğitim almak” zorunlu hale getirilmeli, bence.

Neden mi; ülkemizin geleceği kurumsal hedeflerden daha önemlidir de ondan.

Sizce, ülkemizin geleceğini şekillendirecek olan çocuklarımız önemli değil mi?

Peki, çocuklarımızı yetiştirecek genç kadınlar?

Ya, bu genç kadınlarla çekirdek aile içinde birlikte bir ömür yaşayacak ve hep delikanlı kalacak olanlar?

Kesinlikle herkes önemli, hepimiz çok önemliyiz.

Peki, bu önemli kişilerin birbirleri ile iletişim kurabilen mutlu bireyler olmaları ve çocuklarına rol model olmaları önemli değil mi?

Ülkemizin geleceğini şekillendirecek çocukların ilk yaşam derslerini alacakları –farklı kültürlerden gelmiş- ebeveynlerin, hem kişisel olarak çocuklarına, hem de ülkelerine karşı sorumluluklarının farkında kişiler olmaları ve ihtiyaç olunan bu birikimin tesadüflere bırakılmadan ilgili eğitim ve sertifikasyonlar ile tescil edilmeleri doğru olmaz mı?

2016 eğitim yılının başladığı bu günlerde, bence bu sorular üzerinde düşünmeliyiz.

“Günaydın karıcığım” demekten aciz bir baba,

“akşam gelince babana söylerim” demekten öte çocuğu ile iletişim kuramayan bir anne ve

hayal kurmayı, fikrini söylemeyi, arkadaşlığın, paylaşmanın anlamını bilmeyen çocuklar ile nereye kadar?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık