MEHMET C.PEKER

BORÇLUYUM


MEHMET C.PEKER
23 Haziran 2017 Cuma 20:05

Değerli yurttaşlarım merhabalar,

Bugün arife ve yarın bayram. Kardeşlik ve sevginin anlamlarının hatırlanmasını ve daha da geliştirilmesini dilediğimiz bayram günümüz kutlu olsun. Hepimiz hepimizi sevelim, sayalım, hep birlikte sağlıklı, huzurlu, mutlu günler yaşayalım, AMİN.

Ben, bu duanın gerçekleşmesi ve mutlu günlerin gelebilmesi için öncelikle “herkesin borçlarını ödemesi” gerekiyor, diye düşünüyorum.

Sizleri bilemiyorum ama ben borçlu olduğumu düşünüyor, yurttaşlarıma karşı kendimi BORÇLU hissediyorum.

Türkçe okumayı çocuklarının mektuplarını okuyabilmek için 50 yaşından sonra öğrenmeye çalışan bir babaanne, ilkokulu Viçe / Fındıklı’da, ortaokulu Hopa’da, liseyi Trabzon’da, üniversiteyi İstanbul’da okumuş bir baba ile ilkokulu Gurupit  / Yeniköy’de, ortaokulu Fındıklı’da, öğretmen okulunu Erzurum’da okumuş bir ananın çocuğu olarak dünyaya gelip, ilkokulu Trabzon’da, ortaokul, lise ve üniversiteyi Ankara’da –anam ve babam gibi- hep devlet imkanları ile parasız okuyan biri olarak, BORÇLUYUM.

Ben bu kısıtlı fırsatları yakalarken, benden daha az şanslı olan yaşıtım yurttaşlarımın benzer imkanları yeterince  kullanamadıklarının bilinci ile davranmam, yaşamam gerektiğini biliyor ve BORÇLUYUM, diyorum.

 Evet, daha önce de yazmış olduğum gibi, bence Hayrettin Karaca kesinlikle haklı; “bilenlerin bilmeyenlere, olanların olmayanlara” borcu var (nokta)

Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, yaşatılması ve korunması süreçlerinde emek vermiş, can vermiş tüm yurtseverlere BORÇLUYUM.

Ekmek almaya giderken vurulan 14 yaşındaki Berkin Elvan’a,

Özgürlük diye haykırırken polis kurşunu ile öldürülen Ethem Sarısülük’e,

Demokrasi ararken gözü dönmüş kişiler tarafından döve döve katledilen Ali İsmail Korkmaz’a ve diğer canlara BORÇLUYUM.

Bu yıl yapılan TEOG sınavında Türkiye birincileri arasına girmeyi başaran Ayşe, Barış, Sude, Hasan, Kahraman isimli Fındıklılı çocuklara BORÇLUYUM.

 Kahraman Kazan’da hamak üreten ve referandumda evet/hayır tercihleri konusunda uzlaşamasak da, hiç tereddüt etmeden, öğlen yemeği için evden getirdiği, sade gözlemesinin yarısını benimle paylaşan, “ülkemizin iç / dış borcunun hiç olmadığına” inandırılmış olan Mehmet abime BORÇLUYUM.

Bugünlerde Ankara’dan İstanbul’a devam eden ADALET yürüyüşünde konvoy güvenliğimizi sağlayan “üniversite mezunu olup eğitimine uygun üretebileceği iş bulamadığı için” bu görevi kabul etmek zorunda kalmış genç polislere de BORÇLUYUM.

Algı yerine BİLGİ,

Kuşku yerine GÜVEN,

Kargaşa yerine HUZUR,

Yoksulluk yerine REFAH,

Çaresizlik yerine UMUT,

Korku yerine CESARET ,

Şiddet yerine SEVGİ,

Baskı yerine DEMOKRASİ,

Tutsaklık yerine ÖZGÜRLÜK,

İşsizlik yerine İSTİHDAM,

Tüketim yerine ÜRETİM,

Bencillik yerine PAYLAŞIM,

Haksızlıklar yerine ADALET,

Bireysellik yerine DAYANIŞMA,

İnsan yerine TOPLUM,

Biat yerine YURTTAŞLIK hakları farkındalığını sağlamak için çalışmaya BORÇLUYUM, diyorum.

Ya sen?

Evet ise, birlikte atabileceğimiz ilk adım için önerin var mı?

Selam ve sevgilerimle, 


YORUMLAR
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık