MEHMET C.PEKER

BU YAZI GENÇLERE


MEHMET C.PEKER
10 Mart 2017 Cuma 09:47

Değerli genç yurttaşlarım merhabalar,

(yaşınız 30 dan yukarı ise bu yazıyı isterseniz okumayabilirsiniz, sizin okumanız gereken yazıyı haftaya yayınlamayı planlıyorum, anlayışınız için teşekkürler)

Doğum yılınız ile 2017 arasındaki fark 30 dan az ise siz bu yazının doğrudan muhatabısınız.

Aklımda olan ve sizlerle paylaşmak istediğim bir tespit, bir de emir gibi bir hitabet var, önce tespit.

Ciddi ciddi rakamlara dayanan tespit şöyle diyor; ülkemizde son iki genel seçime katılmayanların oranı yaklaşık % 20 civarında, bu oran 18 – 24 yaş arasında ise yaklaşık % 43.

Sizce bu ne demek?

Kabul etsek de etmesek de, sevsek de sevmesek de ülkemizin geleceğini belirleyecek (belirleyecek kelimesi iddialı oldu ise kısmen de olsa bir süre yönetecek) ideolojinin ve kadrolarının görücüye çıktığı gün ortada yoksunuz, ne iş?

Bir şey(ler)in değişeceğine olan inançsızlık, demokrasiye ve kendine güvensizlik vb nedenlerin ne kadar gerçekçi ve/ya geçerli olduğu konusundaki değerlendirmelerinizi gerçekten duymak istiyorum.

Emir gibi hitabet olarak yukarıda sözünü ettiğim de, tahmin ettiğiniz gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 20 Ekim 1927 tarihli söylevi.

Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin Türk bağımsızlığını,

Türk cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.

Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur.

Bu temel, senin en değerli (güven) kaynağındır.

Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek iç ve dış kötücüller bulunacaktır.

Bir gün, bağımsızlığını ve Cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, ödeve atılmak için, içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin!

Bu olanak ve koşullar, çok elverişsiz olabilir.

Bağımsızlığına ve Cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir yenginin temsilcileri olabilirler.

Zorla ya da ve aldatıcı düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir.

Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler.

Dahası yönetim başında bulunan böyleleri, kendi çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal erekleriyle birleştirebilirler.

Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin genç kuşakları! İşte bu ortam ve koşullar içinde bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!

Evet, değerli genç arkadaşlarım, gelelim günün sorusuna; bireysel gelecekleriniz ve toplumsal geleceğimize dair düşünce, karar ve planlarınızı bizlerle de paylaşır, arkanızda / yanınızda yürümeye hazır olan bizlere yol gösterir misiniz?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık