İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU

ÇEVRE MÜCADELESİNDE YOL AYRIMI


İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU
22 Şubat 2015 Pazar 23:48

                                                ÇEVRE MÜCADELESİNDE YOL AYRIMI
     Üzerinde yaşadığımız dünyanın kaynaklarının sonsuz olmadığını biliyoruz. Diğer taraftan tüm dünyaya egemen olan emperyalist sistemin sonsuz diye tanımlanabilecek bir tüketme ihtiyacına denk düştüğü gerçeği de ortadadır. İşte bu çelişkili durum yaşlı dünyamızın hızlı bir tükenişe ve yokoluşa doğru gidişini ifade etmektedir. Yanlı yansız tüm bilim insanlarının kabul ettiği bu basit gerçek ortak kabul görmektedir.
     İnsanlık açısından bakıldığında çevre mücadelesi gerçek anlamda yaşam mücadelesine denk düşmektedir. Emperyalist kapitalist sistemin içerisinde kalarak ve bu anlayış üzerine çözümler üreterek çevre mücadelesi sürdürülemez.
     Tam da bu tablo çevre mücadelesinin siyasallaşmasını ve bu düzlem üzerine oturtulmasını gerekli kılmaktadır.
     Siyasallaşma öncelikle mücadeleye önderlik yapan bireylerin kendilerine dönük iç eğitim süreci ve gelinen noktanın kabulu ile başlamalıdır.
     Emperyalist kapitalist sistemin topyekün saldırdığı ve saldırırken de çok bilinçli, örgütlü, ne yaptığını bilen hamleleri ancak bu bilinçle savuşturulabilir.
     Hepimiz biliyoruz; sistem kriz içindedir, kriz ise küreseldir. Krizden çıkışın iki temel çıkış noktası var. Birincisi yükü ezilenlerin sırtına yüklemek, ikincisi ise Dünyanın paraya dönüştürülebilecek tüm kaynaklarını sonuna kadar kullanmak.
     Emperyalizmin kaynakları kullanma gereksinimi enerji talebini de öne çıkarmaktadır. Bundan dolayıdır ki "enerji ihtiyacımız var, enerji olmazsa büyüme olmaz, bu da hepimizin felaketi olur" söylemini öne çıkarmaktadır. Kendi sistemlerinin felaketini emekçi halk kitlelerine benimseterek yağma siyasetlerinin önünü açmaktadırlar. Bu ana kadar başarılı olmadıklarını söyleyemeyiz.
     Oysa sormamız gereken basit bir soru yalanlarının açığa çıkmasını getirecektir. Kim için enerji?Eğer enerji Dünyanın çoğunluğunu oluşturan ezilen halklar için isteniyorsa cevabımız hazırdır. Dünyayı kan gölüne çevirdiğiniz silah fabrikalarınızı kapatarak, üretimi çeşitlendirerek yarattığınız tüketim anlayışını terk ederek, dünyaya büyük hizmet etmiş olursunuz. Ve bu karmaşık sisteminizin ihtiyaç duyduğu enerji talebi de ortadan kalkar.
     Örnek olsun; 7.5 milyar insanın yaşadığı dünyada küresel gıda tekelleri yılda 15 milyar insanı besleyebilecek kadar üretim yapmaktadır. Ancak ne çelişkidir ki dünyada 3 milyar insan açlık sınırının altında yaşamaktadır. Bu bolluk ortamında insanlığın önemli bir bölümü gıdaya, sağlıklı içme suyuna ulaşamamaktadır.
     Açlığa bulunan çözüm ise yürek paralayıcıdır. Emperyalizmin yardım kuruluşları aracılığı ile açlık sorunu çözülmeye çalışılmaktadır. Böylece sorunun özü perdelenerek sistem kendini aklama yoluna gitmektedir.
Gelinen tarihi süreç ak ile kara kadar açıktır. Herkesin kendi safını belirleyerek bayrağı altına toplanma zamanıdır.
     Çevre mücadelesi yaşam mücadelesidir. Bir avuç ezen ile ezilen çoğunluğun kavgasıdır. Daha da açıksası sınıf mücadelesinin kendisidir. Hukuğunu da meşru mücadele zemininden alır.
     İşte bu durumun kendisi acil görevleri de dayatmaktadır. Tüm çevre direnişçilerinin ayrı durarak başarmaları mümkün değildir. HES, RES, NÜKLEER, TERMİK, MADEN, ORMAN, vb alanlarda mücadele yürüten yapıların ortaklaşarak hareket etmeleri gerekmektedir. Dilin ortaklaştırılması, farklı bölgelerdeki mücadele deneyimlerinin birleştirilmesi başarının ilk adımıdır.
     Elbette bu adım atılırken hükümet ve uluslararası şirketlerin sivil uzantısı olan sözde çevre örgütlerine karşı da uyanık olmak gerekmektedir. Asıl amaçlarının şirketlerin yağma politikalarının gerçek yüzünü örtmek olan bu yapıları sürekli teşhir etmek ve mücadele alanlarından uzak tutmak elzemdir.
     Yaşamı savunmanın bedeli ağırdır. Yaşam savunucuları bu bedeli ödemeyi göze alarak yola çıktılar. Birleşik mücadele, kazanmak ve ödenen bedelleri en aza indirmek için başattır. Benmerkezci, grupçu, ayrılıkçı anlayışların terk edilerek yol almanın öngünündeyiz.
     Mücadelenin gerçek anlamda bir sınıf mücadelesi olduğu bilinci üzerinden birleşip kazanmakta elimizde, ayrı durarak yenilmekte elimizde.

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık