MEHMET C.PEKER

DAHA FAZLA BİZ


MEHMET C.PEKER
23 Ocak 2018 Salı 23:48

Değerli yurttaşlarım merhabalar,

Öncelikle, katledilişinin 25. Yılında Uğur Mumcu’yu saygı ile anıyor, aradan geçen yılların kendisini ne kadar haklı çıkarttığını görüyor ve yaşananların kimse için sürpriz olmadığını düşünüyorum.

“Özel” bir yıl olacağı öngörülebilen 2018 yılı da, kimseyi yanıltmadı ve hızlı başladı.

Biz de, yaşadıklarımıza, bildiklerimize, tahmin ettiklerimize, belirsizliklere rağmen, umutlarımızı ve coşkulu, mutlu yaşamak iddiamızı, daha da arttıracak, KÜLTÜREL PAYLAŞIM ATÖLYESİ kurmaya niyetlendik ve adına da “DAHA FAZLA BİZ” dedik.

ÇÜNKÜ;  yeryüzünde yaşayan herkesin, hepimizin DAHA fazlasını hak ettiğini biliyoruz,

doğanın sınırlı ve sınırsız kaynaklarının “yürek ve akıl dengesi ile” hep birlikte yönetilmesinin, hayatımızı kolaylaştıracağını da.

Ayrıca, söz konusu dengeli yönetimin, hem UMUTLARIMIZI, hem de yaşam SEVİNÇLERİMİZİ arttırma olasılığı da çok yüksek.

Bu hayali kolaylaştırmanın en yararlı yollarından birinin de; bir araya gelerek tanışmak ve paylaşmak olduğuna inanıyoruz.

İlk sohbetimizi 19 Ocak Cuma akşamı, Zülfü Livaneli Kültür Merkezi Leyla’nın Evi salonunda, 19:19 - 21:21 saatleri arasında gerçekleştirdik. İlkinin konusu “DAHA FAZLA BİZ ve FARKINDALIKLARIMIZ” idi, konuk da bendim.

Biriktirdiklerimin fark ettirdiklerinden başlayarak “LAİK, DEMOKRATİK, SOSYAL bir HUKUK DEVLETİ olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve PARLAMENTER SİSTEMİ”mizin, korunması veya kazanılabilmesi için DEMOKRASİ OYUNCULARINDAN en değerlisinin, -daha önemlisi- nicelik olarak ezici çoğunluğa sahip olup, etkili olma olasılığı en yüksek olanın da, AKTİF YURTTAŞLIK olduğunu düşündüğümü anlatım.

Yaklaşık 40 yıldır takılı kaldığımız “tüketme sevdalılığı, kamusal haklar taleplerimizdeki ürkeklik, toplumsal yerine kişisel hedeflerimizin öncelik telaşları, güvenlik kolaycılıkları” ile kendimizi tutsaklaştırdığımız zincirlerimizi “biraz gevşeterek” etki alanlarımızda (aile, apartman, sokak, mahalle, semt, ilçe ile ilgili) hayal etmenin, yeni ilişkiler üretmeye başlamanın keyfi ve hatta zorunluluğundan bahsettim.

Önerilerimden bir kaçı; değiştirmek için önce -amaçlarımıza uygun olarak- kendimizi dönüştürmemiz, ilişkilerimizde önyargısız çoğulculuğu tercih etmek, konulara sorun bazlı değil sistem bazlı bakmak, bu süreçte birbirimizden öğrenmenin ve hem kişisel hem de kurumsal işbirliklerinin etkin araçlar olabileceği vb oldu. 

BU DAHA BAŞLANGIÇ diyerek, yeni tanışıklıklar yarattık. 

Katılan herkes 50 (elli) şer TL verdi. Toplanan paradan, akşama dair masrafları düştükten sonra kalan parayı, “TARIM ve GIDA ETİĞİ Derneği”ne bağışlayarak, ilk üretimimizi gerçekleştirdik. :)

Her ayın 19 unda, saat 19:19 da bir araya gelmeye, yeni tanışıklıklar yaratmaya, birbirimizden öğrenmeye, ortaya koyağımız 50 (elli) şer TL den çay, kahve, kuru pasta vb masraflardan sonra kalanları, o akşamın konuğunun önerisi sonrasında belirlenecek bir Derneğe bağışlamaya devam etmeye karar verdik.

Bir sonra ki paylaşımımızı; 19 Şubat 2018 Pazartesi akşamı, saat 19:19 da CİN ALİ Eğitim ve Kültür Vakfında yapacağız. Konuğumuz Doç. Dr. Alev Oğuz Kutlu hocamız olacak, konumuz ise geleceğimiz; “ÇOCUKLARIMIZ”.

Değerli hocalarımızın destekleri ile her ayın 19 unda yapacağımız, yararlı olduğu kadar da keyifli tanışmalara, sohbetlere, öğrenmelere, DAHA FAZLA BİZ olmaya var mısınız?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
  • yorum2018-01-24 11:55:39Sinan Kayalıgil

    Bu yaratıcı girişimi kutlarım.
    İnsanoğlu 'uygar' dediğimiz biçime evrilmesiyle yüzbin yıldır yalın bir beden ve duyularıyla başbaşa yaşamamış.
    Yaşantısı için giderek çoğalan, giriftleşen donatılar ve pratikler geliştirmiş. Sivriltilmiş taştan dağları delen tünel makinalarına, kuş seslerini taklitten senfonik müziğe, mağara topluluklarından ulus devletlere üretmiş de üretmiş. Bu muzazzam birikimin bizlerdeki tortusuna kültür demişiz. O kadar muazzam ki bu tortu her birimizde farklı iz bırakmış.

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık