MEHMET C.PEKER

DEDEM ÇOCUKLARI TORUNLARI


MEHMET C.PEKER
17 Kasım 2017 Cuma 00:48

Değerli yurttaşlarım merhabalar,

Yeni öğrendiğim bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hep takdir ettiğim, 1954 ve 1957 yıllarında İTÜ den mezun olan babam ve amcamı bu eğitim yolculuğunda destekleyen iradenin, sadece “ailecek istemek” olmadığını, bu sürecin madden desteklenmesinin de ciddi fedakarlıklar gerektirdiğini düşünür ama mütevazı yaşantıyı düşündüğümde işin bu tarafını tam cevaplandıramazdım.

Elli yedi yaşında –yaklaşık 40 sene gecikme ile- öğrendim ki; dedem ve babaannem –namı diğer HALA- çocuklarını üniversiteye göndermek için karar vermişler ve –gelenek içinde etik sayılmasa da- Fındıklı ilçe merkezinde sahip oldukları dükkanı satmışlar.

Dedem dükkanı almak isteyen esnaf hemşerimize bir şart öne sürmüş ve bir protokol yaparak, “çocuklarının ileride dükkanı geri almak istemeleri durumunda, güncel değeri ile satın alma hakları olmasını” imza altına aldırmış.

O gün alınan bu vizyoner karar olmasa idi, bugün çok şey farklı olabilirdi.

Dükkandan kesintisiz kira almaya bir süre daha devam edip, babam ve amcamın esnaf olarak yaşamlarını sürdürmeleri veya o gün için çok değerli olan Trabzon lisesi diplomaları ile bürokrasi içinde farklı pozisyonlarda çalışmaları da mümkün olabilirdi.

Belki ve hatta, anam üniversite yerine lise mezunu bir delikanlı ile evlenmeyi düşünmeyebilirdi yani ben ve kardeşlerimin yaşamları da farklı olabilirdi veya hiç olmayabilirdik.

Ama dedem ve babaannem öyle yapmayıp “o dükkanı” riske edip çocuklarını üniversiteye göndermeye karar vermişler.

Bugün “o dükkan” yine bizim, zira babam ve amcam imkan oluşunca dedemin imzaladığı protokolü devreye sokarak, dükkanı geri almışlar.

Yaratıcı fikri düşünen(ler), süreci yönetmeyi başaranlar, destekleyenler ışıklar içinde yatsınlar, kendilerine şükran borçluyuz.

Bugün bizler de, onlardan kalan evi onararak dedem ile babaanneme borcun kalan kısmını ödüyoruz.

Umuyoruz ki; yaklaşık yüz yıllık evde hem anılar yaşamaya devam edecek hem de sosyal sorumluluk projelerinin filizlenmelerine, gerçekleştirilebilmelerine fırsatlar yaratılacak.

Mutluyuz J

İlgili en taze olan ve bu yazıyı yazmama sebep olan anı da şöyle; sülalemizin en yaşlısı, babamın amcasının oğlu Cahit amcamı dün ziyaret ettiğimizde, mutlu olacağından emin bir şekilde, O’na “dede evimizin tadilatına çatı onarımı ile başladığımızı” söyledim.

Cevabı ne oldu biliyor musunuz?

Elini zorlukla uzatarak, benimle tokalaştı ve “şimdi seni sevdim” dedi.

Amcamın beni sevdiğini biliyor ve örtülü siteminin -koşuşturmalarım içinde- kendisini yeteri sıklıkta ziyaret etmeyişimden kaynaklı olabileceğini tahmin ediyorum.

Neyse o da geçti ve Cahit amcam ile yaza doğru Fındıklı’ya giderek –o zamana kadar kapı ve pencere doğramaları da yenilenmiş olacak olan- HALA’nın Evini birlikte gezmeye karar verdik.

Haftalardır hastanede olan ve ACİL ŞİFALAR dilediğimiz Cahit amcamın gözlerinin ışıl ışıl olduğunu gördüm, bir kez daha mutlu oldum.

Amcamın dediği gibi “şimdi beni sevdim”.

Siz?

Selam ve sevgilerimle,

 

Mehmet C. Peker kimdir?
1960 yılında doğmuş. En az 100 sene sürmesini dilediği yaşamının ilk çeyreğinde öğrencilik, ikinci çeyreğinde yönetici mühendislik yapmış olan, üçüncü çeyreğinde aktif yurttaşlık yapmaya çalışan, dördüncü çeyreğinde ise, çok sevdiği Fındıklı’da, okumaya, dinlemeye, öğrenmeye, düşünmeye, konuşmaya, yazmaya, sorgulamaya, hayal kurmaya, önermeye, paylaşmaya devam ederek üreten dayanışmalar içinde yaşamak isteyen, emekli inşaat mühendisi. Çayyolu Semt Meclisi Gönüllüsü, Sosyal Demokrasi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Cumhuriyet Halk Partisi Çankaya Remzi Oğuz Arık Mahallesi Üyesi, ODTÜ Mezunları Derneği Üyesi.


YORUMLAR
  • yorum2017-11-21 11:25:15Necmi

    Bittiginde o evi görmek için özellikle gelecegim..Kolay gelsin Peker.

  • yorum2017-11-18 09:53:41Sinan Kayalıgil

    Gelenek, derinliği çağrıştıran bir sözcüktür. Belki de bilmediğimiz kadar eskilerden 'gelen' bir sürü şeyin varlığını anımsatir.
    Gelecek ise yapilabilir olanlari düşündürür. Kimbilir belki de 'düş' yani hayal dedigimiz, buradan türer. Gelecegin düşü, insanı degerli kılandır. Cunku olmayanı, farkliyı var etmekle alakalidir.
    Geçmişten süzülup gelenin bu değeri ile geleceğin yaratma gizilgücünü harmanlamayi dile getirdiğiniz bu anlatım ile sevgi sözü o yüzden birbirlerine

  • yorum2017-11-18 09:17:05Sıddıka pehlivanoğlu

    Geçmişinizi yaşamar, ilçemize değer katacak bir projeye imza atma girişimizi yürekten kutluyorum. Hayali bile beni mutlu etti.Dilerim yüz yaşında sağlıklı kalmakve güzelim bahcenizde soluk almak nasip olur.Bizler de sizi diğer alemden gülümseyerek izleriz.Sevgiyle kalın

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık