SALTUK DENİZ

Diyarbakır, Nevruz, Lazca şarkı


SALTUK DENİZ
22 Mart 2013 Cuma 15:16

Hepimizin günlerce beklediği Diyarbakır Nevrozu gerçekleştirildi.3 Milyon hedefleniyordu.1 Milyona yakın kişi katılmış.

 

Herkes Öcalan’ın mektubunu ve sürprizlerini bekliyordu ama asıl sürprizi  Lazca şarkıların söylenmesi oluşturdu..

 

Nevruz öncesi ilan edilen sürpriz sanatçının Kazım Koyuncu’nun kardeşi  Niyazi Koyuncu olduğunu öğrenmiş olduk.Karadenizliler için asıl sürprizde bu oldu.

 

Diyarbakır’da kutlanan Nevruz,ne yazık ki öne sürüldüğü  gibi bir barış ortamının oluşturulmasına ve kardeşlik duygularının güçlendirilmesine hizmet etmemiştir.

 

Aksine nevruz alanındaki PKK bayrakları,Öcalan resimleri ve alanın havası bir zafer kutlaması şeklindeydi.Öcalan’ın konuşması da bu yöndeydi.”Biz bu silahlı savaşı kazandık şimdi sıra siyasette.”Bu havanın ve görüntünün diğer bölgelerin sokaklarına nasıl olumsuz yansıdığını yaşayarak göreceğiz.

 

Mektubun özeti şudur, silahlar bırakılmayacak,iki uluslu yeni bir Cumhuriyet kurulacak,sınırlar yeniden belirlenecek,özerklik kurulacak,silahlı unsurlar geri çekilecek ama özerlik olduğunda kendi iç güvenlik birimi olarak kullanılacak.

 

Mektup , Türkiye’deki Kürtlerin coğrafi sınırınıda tanımlamakta ve Türkiye’de kurulacak Özerk bölgenin sınırlarını da çizmektedir.

 

Mektup aynı zamanda Öcalan’ın kimleri kendine ittifak olarak gördüğünü de ortaya koymaktadır.Bu ittifaklar yeni değildir.fazla uzağa gitmeye gerek yok,90 yıl öncesi yeterli.

 

Barış dedikleri bu. Bunlar olursa barış olur.Yerseniz yani…

 

Mektupla ilgili şimdilik yazacaklarımız bu…

 

Bana göre mektupta en önemli olan ve bu topraklarda aslında barışı kimin istemediğini ortaya konan vurgu şudur. Öcalan hiç bir şekilde ülkede yaşanmış olan acılardan ,ölülerden dolayı üzüntü duyduğunu söylememektedir.Bunu nezaketen bile yapmamaktadır.Karşınızdaki insanın acısına saygı duymadan nasıl o insanla barışı sağlayacaksınız?

 

Ne oluyor diye sorunca siz barış istemiyor musunuz diyenlere bu küçük ayrıntıyı hatırlatmak isterim..

 

Gelelim Lazca şarkılara

 

Nevroz’da Lazca şarkılar söylenir mi? Evet söylenebilir.Sadece Lazca değil diğer tüm dillerde  de şarkılar söylenebilir.Hatta söylenmelidir.Madem ki  kardeşliği yeniden inşa edeceğiz o zaman bu yapılmalıdır.

 

Niyazi Koyuncu’da gidip söyleyebilir mi?Evet söyleyebilir.Aynı Şekilde kürt kökenli sanatçılarda Karadenizin her yerine gidip şarkılar söyleyebilmeli,söylemelidirler de..

 

Buna karşı çıkmak BDP ile aynı çizgiye gelmek demektir.

 

Sanatçılar özgürdür.Herkes kendi sanatını istediği şekilde ve istediği yerde sergileyebilmelidir. Bu tartışılacak bile bir konu değildir.

 

Buradaki sorun bu değil…Sanatçı özgürlüğü değil konumuz

 

Diyarbakır’daki nevroz kutlaması herkesin beklediği,kendine göre bir pozisyon ve gelecek programlaması ve buna bağlı olarak hamleler yaptığı ve süreç ilerlerken de tüm tarafların gerildiği bir ortamda yapıldı.

 

Bunu Koyuncunun konserini izlerken ve yapılan anonslarda da  görüyoruz.

 

Ne yazık ki Niyazi Koyuncu, Kazım Koyuncu’nun kardeşi olması,Laz olması ve Lazca şakı söylemesi amacıyla çağrılmış.

 

Niyazi Koyuncu üzerinden Laz kimliğinin BDP ve PKK tarafından oluşturulan iradeye ortak yapılmak istendiği için çağrılmış.

 

Konseri izlediğimiz zaman bunu görüyoruz..

 

Bu nedenle Niyazi Koyuncu’nun konser teklif geldiği zaman bunu kamuoyuna açıklaması ve tartışılmasını sağlaması ve müziklerini söylemiş olduğu halkının duyarlılıklarına dikkat etmesi gerekiyordu.Sanatçı olmak kendiliğinden bir halkı temsil etmek yetkisini vermez.Bir halkın müziklerini söylemek başka bir şeydir bir halkı temsil etmek ayrı bir şeydir..

 

Çünkü çok net bir şekilde orada konserle yapılmaya çalışılan BDP ve PKK iradesine ortaklaştırılmaya çalışılan bir LAZ kimliğidir.

 

Konu bu kadar açık ne nettir.

 

Konser için gelen davetin kamuoyunun gündemine getirilmesi gerekiyordu.

 

Böylelikle konu tartışılır ve ona göre karar verilirdi .Ama tepkiler olacağı düşünüldüğü için sürprize bırakılmıştır.Ve gerçektende sürpriz olmuştur.

 

Nevrozu düzenleyenlerin bu tür yaklaşımı doğru da değildir.Aynı zamanda ahlaki de değildir.

 

Bunların “Halkların kardeşliği” sloganını da ne kadar içtenliksiz bir şekilde kullandıklarının bir kanıtıdır.

 

Son söz;

 

Lazlar bu toprakların en kadim halkıdır.Lazistan sadece Osmanlının son döneminde kullanılan coğrafi bir tanımlama olmayıp binlerce yıldır tanımlanan bir bölgedir.

 

Laz’lar Kimsenin siyasi manevralarının bir figürü olamaz, hiç kimsenin de Lazları sahne dekoru haline  getirmeye hakkı yoktur. Bu duyarlılığı herkesin göstermesi gerekmektedir.

 

Not::Niyazi Koyuncu eleştirilebilir ama ona hakaret etmeye yada vatan haini gibi lanse etmeye kimsenin hakkı yoktur.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık