MEHMET C.PEKER

F'nin YARARLARI


MEHMET C.PEKER
7 Kasım 2016 Pazartesi 10:35

Değerli arkadaşlarım merhabalar,

Yazımın başlığında “F”yi görünce aklınıza neler geldi bilemiyorum ama benim aklıma –normal koşullarda olsaydık- hep sevdiklerim gelirdi, yani;

kardeşim Fatma,

arkadaşım Fatih ve

memleketim Fındıklı.

Hoşuna gitmeyecek bir “F” deseniz “en geniş anlamı ile Fukaralık” derdim ama bu sefer ki(ler) başka;

FETÖ ve FAŞİZM.

İzninizle yazımın başlığında ifade ettiğim F’nin olası yararlarından ilk aklıma gelenleri yazmaya başlayayım, sonra birlikte düşünmeye devam ederiz, isterseniz.

Yaşadıklarımızdan sonra, herkes kabul ediyor ki; on yıllardır süren “takiyye” dönemi artık bitti :)

FETÖ’nün de FAŞİZM’in de gerçek yüzünü -umarım hepimiz- görmeye başladık.

Yaşam alanlarımızdaki yansımalarına şahit olurken bizzat temsilcileri de yazılı ve görsel medyada yazıyorlar anlatıyorlar.

Bugüne kadar neler yaptıklarını anlayabilmek ve bundan sonrasını öngörebilmek için akli melekelerimizin devreye gir(eme)mesi artık bizlere kalmış.

Ayrıca, “anlayanlar anlamayanlara da anlatacak” zira atasözü öyle diyor.

Bizim tarafta, yani toplumun yönetilenler / mağdurlar kesiminde, ilgili süreçlerden etkilenmelerin en aza indirebilmesi için bir araya gelmelere başlandı yine. Umarım bu sefer, sloganlar üzerinden ve kısa süreli sohbetler ile tatmin olmayıp daha fazlasını yapacağız.

DİRENECEĞİM,

DİRENECEKSİN,

DİRENECEK,

DİRENECEĞİZ.

Peki tamam DİRENECEĞİZ de,

“neden veya ne için?” sorusuna hepimizin bugün yaşadıklarımızın yerine koyduğu, bugünlerin tekrar yaşanmaması adına ürettiği basit ama –ortak yarınlarımıza dönük- cevaplarımızın, önerilerimizin olabilmesi gerek, diye düşünüyorum, ne dersiniz?

İstemediklerimize karşı direnmek kadar –hatta daha fazlası ile – istediklerimize sahip olabilmek için de direnmek gerekmez mi?

Hep birlikte mutlu olmak ama nasıl?

Nasıl bir sosyal yaşam?

Nasıl bir çalışma yaşamı?

Nasıl bir üretim?

Nasıl bir paylaşım?

Nasıl bir eğitim?

Nasıl bir sağlık?

Nasıl bir kent / semt / mahalle?

Nasıl bir komşuluk?

Hangi haklar?

Hangi özgürlükler?

Hangi yöntemler içeren karar alma süreçleri?

Demokrasi temsili mi, katılımcı mı, çoğulcu mu?

Temsilcilerimiz kimler olsunu mu, yoksa ne tür birikimleri olanlar öncelikli ihtiyaçlarımıza ulaşabilmemize giden yolculuğu kısaltabilirler konusunu mu konuşmalıyız?

Çok yakında önümüze gelecek sandıklarda bizlere sorulacak soruların içerik detayları ve gerçek cevapları nelerdir, alternatif sonuçları neler olabilir?

Maliyeti ne olur ise olsun düşün(e)meden karın tokluğu için veya kısa süreli tatminler ile nereye kadar gidebiliriz?

Kendimizin kısa süreli çıkarları yanında çocuklarımızın, torunlarımızın veya doğanın geleceğini de düşünmemizin zamanı gelmedi mi?

Acaba güven, sevgi, dayanışma ile paylaşılmış uzlaşılmış (yerel / genel) hayaller üretebilecek miyiz?

F’nin yararı; bugün ve yarınlarımız ile ilgili soru ve konuları tekrar önümüze koyması oldu bence, sağ olmasın.

Sizce bu fırsatı değerlendirebilecek miyiz?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık