LEV PASGALOS

HAYATIMIZI DEĞİŞTİREMEYEN FİLMLER.


LEV PASGALOS
22 Mart 2015 Pazar 18:31

HAYATIMIZI DEĞİŞTİREMEYEN FİLMLER.
PRETTY WOMAN: Koca dayağına son vermenin kocanın hayatına son vermekten geçtiğini düşünmeye başlayan Pretty Woman, kocasının porno arşivini silerek öldürücü darbeyi indirir. Kocası Dirty Man(mealen Pis Adam) ise Kadına ve Şiddete karşı olduğunu söyler ama kadına şiddet konusunda ikircikli tutumunu sürdürürken karısının epilasyona son vermesiyle çıldırır. Kadına şiddet konusu üzerine ne demek istediği pek anlaşılamayan film büyük prodüksiyon olmasına rağmen şiddet ve cinsellik öğeleri içermemektedir
GELECEĞE DÖNÜŞ: Geçmişin yükünü üzerlerinden atamayan Basri ile Sabri tüm çabalarına rağmen bir türlü öğretmen olarak atanamamış iki çocukluk arkadaşıdır. Geçmişe dönüp bölüm tercihlerini değiştirmekten başka seçenekleri kalmamıştır. Başlarken ve biterken akmayan jeneriğiyle dikkatleri üzerine çeken film, pek de öyle dikkate değer bir film sayılmaz.
.
ROMA/AÇIK ŞEHİR: Romayı yaktığına bin pişman olan Neron, Sezar’ın gönlünü almakta kararlıdır.Roma itfaiyesindeki personel sayısını arttırmakta ısrarcı olan Sezar’ın ise karşısındaki tek engel ceberrut devlet bürokrasisidir. Şehrin yeniden inşası ihalesinde Neron’la yeniden karşı karşıya gelen Sezar Neron için “hiç de pişmana benzemiyor” diye düşünmektedir. Düşündürücü bir film.

E.T. :Et yemekten hazzetmeyen Eaton atalarının yamyam olduğunu öğrenince hayatı büsbütün değişir. Hazcı felsefe okumalarına başlar, ülkede ve dünyada ultra-kasaplaşmayı savunur. Ta ki GDO’su değiştirilmiş etler piyasada fiyatları kırmaya başlayana kadar. Eaton artık azılı bir vegan olup çıkmış, seçimlerde adaylık fikri kafasında şekillenmeye başlamıştır. Hayvanseverlerden beklediği ilgiyi göremeyen filmin Altın Ayı ödülü de bulunmamaktadır.
KUZULARIN SESSİZLİĞİ: Yaklaşan kurban bayramıyla artan gerilim fırtına öncesi sessizliği andırmaktadır. Sessizliği hayra yorup fırsata çevirmek isteyen hayvan tüccarları hayvanlıkta sınır tanımamaktadır. Hayvanseverlerden beklediği sevgiyi göremeyen film aslında hayvansı tabiatımızı gayet insani anlatmış. Ödül de veren olmamış bu filme.
MAYMUNLAR CEHENNEMİ: Yaklaşan seçimler öncesi terör estiren aday adayları arasında süren rekabet , adaylıkların ihale usülü satışını öngeren yasal düzenlemeyle sekteye uğrar. TBMM’nin özelleştirilmesi yolunda atılan bu dev adım sonrası yabancı aday adayı enflasyonu yaşanmaya başlamasıyla yerli aday adayları vatan cephesinde birleşip özelleştirmeye karşı bayrak açar. Ancak özelleştirilmemiş bir tek meclisin kalmış olması en büyük sorunlarıdır. Güçlü oyuncu kadrosuna rağmen “samimiyetsiz” bulunan film Meclis Tv de bile gösterilmemiştir.

TANRILAR ÇILDIRMIŞ OLMALI: Afaroz edilmesine ramak kala din değiştirerek kiliseyi abandone eden Salvador Vatikan’ın baş düşmanı haline gelir. Bu sırada gerçekleşen Papa’ya suikast girişiminin de kendisine fatura edilmesi üzerine Salvador, gizli müslüman olup İslam dünyasından bile gizli yaşamaya karar verir. Köktendinciliği eleştireceğim derken dinler arası husumete yol açmakla suçlanan film, aksiyon sahnelerinde ucuza kaçmak eleştirisiyle de karşılaşmış. Papa’yı oynayan Sami Çıtoz’un filmden sonra Tibet’e yerleşmesi de anlaşılamamış. Eleştirmenlerin tek tesellisi ise yönetmenin bir daha film çekmeyecek olması.
KELEBEĞİN RÜYASI: Yazdığı şiirleri kendi bile okumayan Cevdet bir yurtdışı gezisi sırasında Dünya Belediyeler birliğinden aldığı “Kentsel Dönüşüm” üzerine destansı bir şiir yazması teklifi karşısında şiir okumaya başlar ve şiir yazmayı ezel-ebed bırakır.
AZADİYE WELAT: Sevdiği erkeğe kavuşamayınca dağa çıkan Berfin, sevdiği de dağda olmasın mı, sevdiğine dağda kavuşur.”Gökte ararken yerde bulmak” üzerine gökbilimcileri üzen, yerbilimcileri gönendiren, aşkın pastoral, naturel hallerine tanık olmamızı sağlayan film esasen “neden bu kadar uzun lan bu film?” dışında pek bir şey de düşündürmüyor.
RÜZGAR GİBİ GEÇTİ: Rüzgar santrallerinin doğa dostu olduğuna inanmayan aktivist Akif nükleer santral maketinin bile doğaya zararlı olduğunu iddia edince astronomik elektrik faturaları almaya başlar. Akif, ölüm tehditleri beklerken gelmeye başlayan astronomik faturaların arkasında ki karanlık güçleri bulmak için uzun soluklu bir kavgaya girişir. Kendisinin de “gecikme faizi” mağduru olduğunu söyleyen yönetmen bunun “geç gelişen kapitalizm”le alakalı olduğuna katiyen inanmamasıyla tanınmaktadır.

BAŞKANIN ADAMLARI: Seçimlere az bir süre kala Havana’ya yapılacak caminin aleminin çalınması üzerine Başkanın adamları harekete geçer. Bu sırada Başkansa başka bir alemdedir. “Kültür Bakanlığından kesin yüklü destek alırız” denilerek yapıldığı anlaşılan film Başkanı yeterince idealize etmeyip, aleme fazla odaklandığı için eleştirilmiştir.
KAZIM OLMADAN ASLA: Kazım Turizm enformasyon bürosunda geleni geçeni kesintisiz enforme etmektedir. Kazım’ın yıllık iznini kullanmasıyla turizm gelirlerinde gözlenen düşüş İl Kültür Turizm müdürüne “Kazım Olmadan Asla” dedirtir. Müdürün de yıllık iznini alıp Trabzon’dan Batum’a erotik mi retorik mi olduğu anlaşılamayan bir yolculuğa çıkmasıyla işler çığrından çıkır.
FETİH 1453: Fatih’in 1453 fedaisi iş güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle toplu istifa eder. Fatih’in yeni fedai alımı için sınavsız mülakat şartını getirmesiyle Anadolu’da isyanlar patlak verir. Bu arada 1453 fedai Rus Çarıyla anlaşıp görev başı yapar. Çarın ilk işi soğumadan sıcak sulara inmek için İstanbul’u fethetmektir. Figuranların paraları ödenmediği için film boyu asık suratlı gezip, dekora aksesuara aktör aktrise olur olmaz zarar verdiği film dolayısıyla bayağı büyük bütçelidir. Fatih’in sinekkaydı traş olması büyük eleştiri almış, Çarı oynayan aktörün düzgün Türkçesi beğeni toplamış.
İVAN’IN ÇOCUKLUĞU: Hastalığı nedeniyle biyolojik gelişimi sekteye uğramış İvan’ın çocukluğu uzar da uzar. Askerlik çağının gelmesiyle Sovyet bürokrasisi tıkanır, çözüm üretemez. Glasnost ve Perestoyka’ya rağmen artık çözülüş süreci başlamıştır. Çocuk filmi gibi görünse de film olup olmadığı da halen tartışılmaktadır sinema çevrelerinde.
DAVA: Tapu Kadastro memuru Kamil bir sabah uyandığında sera gazı salınımındaki artışın evde beslediği hamamböceğinin soyunu tükenme tehlikesiyle yüzyüze bıraktığını farkedip dehşete kapılır. Gelecek kaygısının yoğunluğundan metamorfoza uğrar ve beter böceğe dönüşür. Annesinin “beter ol” ilenmeleri aklına geldikçe çıldıracak gibi olan Kazım kurtuluşu amansız bir hastalığa yakalanmakta bulur. En iyi müzik ödülü alan filmin müziklerinin Bach'a ait olduğunun öğrenilmesiyle sinema camiasında büyük bir skandal patlak vermiştir.
EŞKİYA: Barış sürecinin gazıyla şehre inip kod adıyla Açıköğretime kaydını yaptırmaya çalışan Çeko soluğu Emniyette alır.Son kaydının Bolu Dağ Komando Tugayında olduğunu öğrenince dünya'ya küser. Akil adamların devreye girmesiyle aklını başına toplayıp gerisin geri dağa döner, doğaya karışır. Savaşla barış arasındaki ince lavaş çizgide derin derin solumak isteyenlere.
İSKOÇYALI: Atalarının izinin sürüp İskoçya’ya yerleşen Mülayim adını William olarak değiştirir. Başta herşey yolunda giderken akraba eş dost bacanağın da aynı izi sürüp gelmesiyle İskoçya’nın tadı kaçar. Doğru izi sürüp sürmediğinden emin olamayan protagonistik agnostik kahramanımız, William'la Mülayim arasında bir kişilik bölünmesi yaşamaya başlar ve kaynağı müphem bir sıla hasreti benliğini sarar. Benliğinin izini sponsor kaygısı gütmeden sürmeye cesaret edenlere.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık