İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU

HIRSIZ HERKESE BORCLUDUR


İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU
10 Ocak 2015 Cumartesi 20:35

HIRSIZ HERKESE BORÇLUDUR!

2013 Aralık ayı Türkiye gündemine bomba gibi düşen ve şok etkisi yaratan hırsızlık ve ardından gelen arsızlık gösterileri ile geçti. Türkiye siyaset tarihi yolsuzluklardan bağımsız bir tarih değildir. Neredeyse her hükümet döneminde bir hırsızlık ve yolsuzluk olayına şahit olduk.

12 Eylül 1980 karşı devrimi toplumsal yozlaşmanın zincirlerinden boşalırcasına hız kazanmasının miladı olmuştur. ANAP’lı yıllar hafızamızdan silinmemiştir. Başındaki Özal’ın “benim memurum işini bilir” küstahlığı ile açtığı yol, bugün toplumun tüm dokularını felce uğratmıştır.

İşini bilme anlayışı ile devlet ve hükümet kademelerinde görev yapan alt düzey kadrolardan en tepe yöneticilerine kadar tüm bileşim, rüşvet ve hırsızlık çarkını kurmuş ve devasa miktarda haksız kazançlar elde etmişlerdir.

Devlet ile iş gören halk ise zamanla bu durumu kanıksamış, rüşvet hırsızlık sarmalanın içine girmiştir.

Ne acıdır ki yolsuzluk sarmalanın içine girerek büyük kazançlar elde edenler toplumda saygı görür hale getirilmek istenmiştir. Sermayesi açık hırsızlığa dayanan köşe dönmeci, fırsatçı çok sayıda türedi zengin boy vermiş, ahlaksızlık kanser gibi toplumu sarmaya başlamıştır.

Tüm bu kirlenmeye rağmen emekçi halkımız; yolsuzluk ve rüşvetle mücadele yürüteceğini vaat eden partileri her defasında iktidara taşıyarak temiz toplum özlemini tekrar tekrar göstermiştir.

İşte AKP hükümeti 2002’de halkın karşısına çıkarken, kamuoyunda gerçekleşmesi neredeyse bir hayal olan temiz toplum beklentilerini sonuna kadar kullanmış ve yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çarkını dağıtacağının sözünü vermiştir. Ancak biliyoruz ki AKP iktidara geldiği andan itibaren bir önceki hükümetin yasalaştırıp uygulamaya soktuğu “nereden buldun” yasasını yürürlükten kaldırmakla işe başlamıştır.

Halkın masum beklentilerini sömürerek iktidar olan AKP‘nin gerçekte amacının ne olduğunu bu ilk uygulaması ele vermiştir.

AKP iktidarda kaldığı bu 12 yıl boyunca Cumhuriyet tarihinde görülmemiş büyüklükte bir pisliğe bulaşmıştır. ”Çalıyorlar ama çalışıyorlar” arsızlığı AKP iktidarında tavan yapmıştır. ”Bal tutan parmağını yalar” sözü edepsiz bir özdeyiş olarak topluma kabul ettirilmeye çalışılmıştır.

Arsızlık ve edepsizlik bununla kalmamıştır. Halkımızın temiz dinsel duyguları kendi hırsızlıklarının meşrulaştırılmasına malzeme edilmiştir. AKP iktidarı sıkıştığı her noktada dinsel referanslarla durumunu kurtarmaya ve kendini aklama yoluna gitmiştir.

Hırsızlığın Kur’an ayetleri ile savunulduğu karanlık bir döneme girilmiştir. Ve ne yazıktır ki İslam adına söz söylemesi gereken kişi ve kurumların temsilcileri deyim yerindeyse kalplerini mühürlemiş, gözlerine ise perde indirmiş durumdadırlar.
Daha da ileri giderek İstanbul İl Müftüsü ’nün Cuma Hutbesi aklın ve vicdanın kilitlendiğini göstermektedir. Müftü, "iş kazalarını önlemek için alınacak aşırı tedbirin Allah’a güveni sarsacağını" söyleyebilme gafletine düşebilmiştir. Diyanet de bu fetvaya ne yazık ki sessiz kalmıştır.

2014 yılında 1886 işçi aşırı kâr hırsı ve buna bağlı olarak açık ihmalden ölmüştür. Saatte 80, yılda 706 bin işçi iş kazasına uğramıştır. Ayrıca 10 iş kazasından sadece bir tanesi SGK kayıtlarına işlenebilmiştir. Bu koşullarda, ölümleri kadere ve fıtrata bağlamak aymazlığına düşen Diyanet, AKP'nin de daha önünde yer almıştır.

Hırsızlık ve katliamların üzeri din şalı ile ustaca örtülmeye çalışılmaktadır.

17 Aralık sürecine konu olan ve halkın vicdanında mahkûm edilen hırsızlık soruşturması, TBMM çatısı altında meydan okurcasına kapatılmıştır. Emekçi halkın alın terinden artırılan ve rakamı daha net biçimde belli olmayan milyarlar hırsızlara peşkeş çekilebilmiştir.

Hafızamıza kazınan bir gerçeğin altını da burada çizmek istiyorum. Her hırsızın bu ülkede yaşayan emekçi halka bir borcu vardır. Borç dağları aşmış durumdadır. Er veya geç emekçi halkımız borçları tahsil etmeyi başaracaktır.

Yüzyıllar boyunca dayanışma, imece kültürünü ilke edinmiş halkımızın, gerçekte şeytanın sözcülüğünü yapan AKP iktidarına taviz vermeyeceği kesindir.

17-25 Aralık 2013 emekçi halkımızın vicdanında derin yaralar açmıştır. Açılan yarayı iyileştirmek ise tarihimizden devraldığımız sağlam ahlaki değerlere dayanarak mümkün olacaktır.

TBMM çatısı altında kendi hırsızlarını aklayan AKP’li üyeler için son sözü Marlow’a bırakıyorum:

“ İnsanın hırsız olup olmadığı suç ortağına sorulmaz ki!”


İhsan Hacıbektaşoğlu


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık