MEHMET C.PEKER

KENT KONSEYLERİ(MİZ)


MEHMET C.PEKER
4 Haziran 2017 Pazar 20:13

Değerli yurttaşlarım merhabalar,

Ekim ayından bugüne, Çayyolu Semt Meclisi’nde her ay bir Kent Konseyini konuk ettik ve onların biriktirdiklerinden ve planladıklarından öğrenmeye çalıştık. Bu Perşembe akşamı da değerli hocamız Sinan Kayalıgil kolaylaştırıcılığında yapılan Perşembe sohbetimizde akıllarımızda kalanları birbirimiz ile paylaştık. Yararlı olması dileği ile sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Kent Sahipliğini Çanakkale’den,

Sürdürülebilirliliği Eskişehir Odunpazarı’ndan,

Esnekliği İstanbul Ataşehir’den,

Mahallelerin Değerini Bursa Nilüfer’den,

Akademik Yaklaşımları Adana Seyhan’dan,

İlkeli Çalışmayı Ankara Yenimahalle’den,

Çoğulculuğu İzmir Konak’tan öğrendiğimi yazsam ne kadar iddialı olurum bilemiyor ama bu riski alıyorum ve konuğumuz olan tüm Kent Konseylerine çok teşekkür ediyorum(z).

2006 yılında resmi gazetede yayınlanan kanun ile kurulmaya başlanan Kent Konseyleri; sanıldığı gibi Belediyenin sıradan bir birimi, kuruluşu değil, kurmak ve lojistik olarak desteklemek zorunda oldukları, her yurttaş ve her sivil toplum kuruluşu üyesi tarafından iyi bilinmesi gereken “yerel yönetim süreçlerine katılımın özerk araçlarıdır”.

İlgili yerel dinamikler katılımları ile üç ve iki yılda bir doğrudan seçilen Yürütme Kurulu tarafından koordine edilen süreçlerin aktörleri; Kadın, Gençlik, Engelli, Semt, Mahalle Meclisleri, Çalışma grupları, Enstitüler, Kooperatifler ve benzeri esnek yapılardır.

Açıklık, hesap verme, karar süreçlerinde rol alınması, kararlara fırsatlar yaratarak yurttaşların yerel yönetim süreçlerine katılımlarının “gerçekten” sağlanması en önemli amaçlarıdır, olmalıdır.

Gelenekler ve alışkanlıkları zorlayıp, her yıl artan oranda KATILIM sağlanarak UMUT yaratmaktadırlar.

Hafızalarda iz bırakan uygulamalar olarak;

yerel seçim öncesi seçmen beyannamesi hazırlanması,

her mahallede muhtarların doğal başkanlıklarında komiteler oluşturulması,

mahalle komitelerinde sokak temsilcilerinin belirlenmesi,

seçimli / seçimsiz genel kurullar ile yurttaşların birbirlerinden öğrenirken birbirlerini tanıma / birlikte üretme fırsatları yaratılması,

farklı disiplinlerdeki akademisyenlerin bilgi paylaşımları ve bilinç arttırma çalışmalarına imkan verilerek “akademi ile halk” buluşmalarına imkan verilmesi,

belediyelerin mekan sağlamaları yanında profesyonel kolaylaştırıcıları ile de süreçlere destek vermeleri,

belediyenin ihtisas komisyonlarına -oy hakları olmasa da bilgi edinmek adına- Kent Konseyi temsilcilerinin katılmaları,

yurttaş meclisleri kararlarının belediye meclisleri gündemine alınarak ilgili kentsel gelişim ve yaşam kalitelerinin korunması / arttırılması süreçlerinde etkili olunması ve

hatta katılımcı bütçe oluşturulmasına doğru gidecek bir şekilde “bütçe sahibi olma / kullanma hakları” gösterilebilir.

Çayyolu Semt Meclisi gönüllüleri için hem çok keyifli hem de çok verimli geçen buluşmalar, ciddi ilham kaynakları olarak hem inancımızı, hem kararlılıklarımızı, hem de cesaretimizi arttırdı.

Ekim ayından itibaren yine her ayın ilk Perşembe akşamları Kent Konseylerinden öğrenmeye devam edeceğiz, şimdiden iletişime geçip söz aldığımız; Kadıköy, Karşıyaka ve Seferihisar ile başlayarak.

Acaba siz, “kendini semt sahibi hissetmenin gururu ve sorumluluğu” ne demek biliyor musunuz?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık