MEHMET C.PEKER

MECLİSLERİMİ İSTİYORUM


MEHMET C.PEKER
27 Mayıs 2017 Cumartesi 23:11

Değerli yurttaşlarım merhabalar,

Ailede olmayınca komşuda, apartmanda olmayınca mahallede, ilçede olmayınca da ilde ve ülkede olmuyor olamıyor, işte ...

Oysa, ne kadar kolay ve ne kadar bize, doğaya uygun; sevmek, saygı duymak, paylaşmak, dayanışmak.

Geleneklerimizde olduğu için ezbere söyleyebildiklerimizin anlamlarını unuttuk, unutturdular, galiba.

Kardeşliği, komşuluğu, paylaşmayı, imeceyi bilmeyen ne ana var, ne baba, ne de ata ...

Ama arada hat koptu, kopardılar..!!

Bırakın hep birlikte olmasını, ikili ilişkilerde bile değerleri, yararları ortaklaştırmakta zorlanıyoruz.

BİREY’sin dediler ya bize, akıllarımız karıştı BİZ diyemez olduk.

TÜKET dediler ya bize, akıllarımız karıştı ÜRETEMEZ olduk.

Geçen gün, Bilsay Kuruç hoca da; YENİ İNSAN dedi ...!!

Yeni insan, “hak arayışı ve gelir artışı” yerine “borç alma imkanları” ile mutlu olabilmeyi öğrenmiş olanlara yani bizlere deniyormuş, ne diyeyim, hoca haklı.

Yeni insan, kendine ve tüketime odaklandı mı, karşısındaki(leri)ni ve birlikte daha çok üretip daha çok paylaşabilme potansiyelini ne yazık ki düşünemiyor.

Başlıyor süreci hiyerarşik olarak yönetmeye; ben kardeşimden, komşumdan daha fazlasını hak ediyorum. Onun için ondan daha fazlasını edinmeliyim, onunla ilişkilerimizi ben yönetmeliyim, vs vs.

Ondan sonra başlıyor; eşekten büyük at, attan büyük deve, deveden büyük fil vara geliniyor ve sonunda arada ne kardeşlik, ne komşuluk, ne de yurttaşlık hakları ve sorumlulukları kalıyor.

Elde var; BEN  ve sistem veya ben ve SİSTEM.

Hepimizi daha sakin olmaya, sürece stratejik / bütünsel bakmaya, uzlaşılar ile yaratılan ortak akıllara uygun olarak kararlı davranmaya ve SİSTEM’e ve temsilcilerine sadece kin, nefret beslemeyi motivasyon kaynağı yapmak yerine itirazlarımız, direnişlerimiz yanında birbirimizi sevmeye, saymaya, dinlemeye, anlayarak ilişkiler kurmaya, birbirimizden beslenmeye güç almaya davet ediyorum.

Ve “acaba” diyorum;

ailecek en azından akşam yemeklerinde oturacağımız aynı masada eskiden olduğu gibi yıne kurulacak AİLE meclisleri,

hiç kaytarmadan katılacağımız APARTMAN toplantıları,

muhtarlarımızın koordinasyonunda sahipleneceğimiz MAHALLE çalışma grupları,

semt sahiplerinin gönüllü dayanışmaları ile enerjilerini birleştirecekleri çoğulcu SEMT Meclisleri,

kanuni haklarımızı verimli kullanarak ilçe ve illerimizde "geleneklere rağmen" çalıştıracağımız KENT Konseyleri,

yerel ihtiyaçlar ve önceliklere dair özgün birikim ve becerilere sahip kişilerden oluşan BELEDİYE Meclisleri,

LAİK DEMOKRATİK CUMHURİYET ve PARLAMENTER SİSTEMİ içselleştirmiş, yetkin, cesur, yurtseverler arasından seçeceğimiz vekillerimizden oluşacak TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

aracılığı ile ülkemizin ÖZGÜR ve AYDINLIK GELECEĞİNİ kurtaramaz mıyız, yeniden kuramaz mıyız?

Düşünmeye, değerlendirmeye, emek harcamaya değmez mi?

Sen üstüne düşeni yapmaya var mısın?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
  • yorum2017-05-28 21:46:26Alev Atılgan

    ALEV ATILGAN
    Biz eskilerin özlemle andığı yaşantılar dilekleriniz. Bizler hala umutlu ve bir şeyler yapabileceğimize inanan bir nesiliz. içimizdeki o özgür ateşin hala var olduğu ve son nefesimize kadar var olacağından hiç şüphe etmedik ve mutlaka bize de yapılacak işler verilecek görevler vardır. Ayağım yere basarken ve şuurum hala beni terk etmemişken bir köşeye çekilmeye hakkım yok. Elbette düşünmeye değer, elbette üstüme düşeni yapmaya hazırım

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık