PROF.DR.OĞUZ OYAN

Özel Sektörde İflas hilesi,Alem Çay Bilmecesi


PROF.DR.OĞUZ OYAN
24 Ağustos 2014 Pazar 09:08

Yaş Çayda 1984’den sonra özel sektörün girmesiyle yaşanan mağduriyetleri bölge halkı çok iyi bilmektedir. Devlettenaldıkları kredilerle kurdukları imalathaneler ve fabrikaların bir bir batırıldığını, patronlarında ortadan yok olduğunu biliyoruz. Üretici ise, sattığı yaş çayın karşılığını alamadan yıllarca mağdur edildiğini ve devletinde buna göz yumduğunu yaşadık, gördük. Aşağıdaki hikaye şöyle;

Yer, Rize’nin Çayeli ilçesi, Venekdere yolu üzerinde daha önce kurulu bir fabrikanın başka bir şirket tarafından kiralanarak üretime geçilmesiyle başlamıştır. 2011 yılında Pazar ilçesi Tütütcüler köyüne de gelen ‘Alem çay’, burada kendilerine buldukları yandaş isimler aracılığıyla(dini ritüelleri kullanarak)senetle çay almaya başladılar. Çay alabilmek için köy kuran kursuna bol miktarda erzak da aldılar. Alıma devam edebilmek için aldıkları ilk çayların senetlerini ödediler. Ne yazık ki, ilerleyen yıllara yaydıkları ödemeleri ise ödemediler. Senetler protesto oldukça üretici zamanı gelmemiş senetlerin de ödenmeyeceği kaygısına kapıldı. Ki aynen de öyle oldu, hiçbir senet ödenmemeye başlandı. Hatta fabrikaya gidildiğinde muhatap bulunmadı. Fabrikayı patron terk ettiği gibi, hiçbir personel de kalmamıştır.Bugün Tütüncüler köyünde en az 90 üreticinin şirketten(Alem Çay)bu şekilde 750 bin lira civarında alacağı vardır. Bu paranın bugünkü karşılığı ise en az 1 milyon iki yüz elli bin liradır.

Bu işverenin yani patronun, siyasi iktidar ve Rize Ticaret Borsa Başkanı ile olan ilişiklisine bakmakta yarar vardır. Alem ÇAY adlı şirketin eski ortağı Borsa başkanı Mehmet Erdoğan’dır. Haydar Erdoğan(Alem çayın sahibi),Mehmet Erdoğan’ın ayni zamanda yeğenidir. Haydar Erdoğan’ın babası Vahdet Erdoğan ve kardeşi Bayram Erdoğan ise, ayni işi yapmaktadırlar. Yani çay işletmeciliğine devam etmektedirler. İflasını veren Alem Çay’ın muhasebecisi ise, Haydar Erdoğan’ın babasının işyerinde yine muhasebeciliğe devam etmektedir.

Yani burada yaş çay üreticisine kurulan bir kumpas söz konusu. Baba ve çocukları ayni işi yaparlarken ve işler iyi giderken birlikte hareket ediyorlar. Ne zaman ki Alem Çay iflas ediyor, baba ile konuşulduğunda, baba ‘benim öyle bir çocuğum yok’ demeye başlıyor. Bugün 700 bin lira para küçümsenecek bir para değildir. Her bir üreticinin demek ki ortalama 8 bin lira alacağı bulunmaktadır. Ki bu rakam bazı üreticilerde 20-30 bin liralara kadar çıkmaktadır.

Bu anlamı ile, Tütüncüler köyünde büyük bir mağduriyet yaşanmaktadır. Üretici ise neyi nasıl yapacağını bilememektedir. Senetleri icraya verse bile karşısında muhatap yoktur. Mahkemeler ise, bu mağduriyetin giderilmesinde hiç de aceleci değillerdir. Hatta üretici lehine kara almada imtina etmektedirler. Üretici sesini duyurabilmek için Valiliğe giderek derdine çare olmasını istemeyi düşünmektedir. Olmadı sokağa inip kamuoyu yaratmayı ve siyasal iktidara sesini duyurmayı planlamaktadırlar.

Çay Üreticileri Sendikası(Çay-Sen)olarak, biz her daim üreticinin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bu tür mağduriyetlerin yaşanmaması için devletin yasal önlemler almasını hep talep ettik, bugün de talep etmekteyiz. Özel sektör, hem devlete karşı hem de üreticiye karşı yasal bir sorumluluk içerisinde olmalıdır. Özel sektörün Siyasal iktidarların kanatları altına alınarak korumacılık yapılması çiftçinin ve vatandaşın mağduriyetini ve acısını bir kat daha artırmaktadır. Bir kez daha yaş çay üreticilerin örgütlü olmalarının ne kadar aciliyet oluşturduğu anlaşılmaktadır. 08-08-2014

                                                               Çay Üreticileri Sendikası(Çay-Sen) kurucu Genel Başkanı


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık