MEHMET C.PEKER

SAMİMİYET


MEHMET C.PEKER
23 Temmuz 2017 Pazar 16:07

Değerli yurttaşlarım merhabalar,

Daha sağlıklı ilişkiler ve dayanışmalar oluşturabilmemiz adına “SAMİMİYET” meselesini ACİLEN gündemimize almamız gerektiğine inandığımı yazmak istiyorum, bugün.

Zira samimi olmadan başlatılan, birliktelik denemeleri enerji kaybından öteye gitmiyor.

Ve en önemlisi; bu süreçte öncelikle zarar görecek olan UMUT’un tedavisi ve tekrar yaşatılması da çok zor oluyor, hepimiz biliriz.

Referandum ve Adalet yürüyüşü süreçlerinde biriktirdiğimiz UMUDU korumak, büyütmek, yaygınlaştırmak adına samimi olmaya özel özen göstermek gerçekten çok önemli, sizce de öyle değil mi?

Zira bugüne kadar yeteri kadar kullanamadığımız şanslardan geride çok fazla kalmadı, gibi görünüyor!

ARTIK, -MIŞ GİBİ SAMİMİ OLMA ZAMANI GEÇTİ..!!

Somutlaştırırsam,

“Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni savunurken”,

“Parlamenter Demokrasiyi isterken”,

“Katılımcılık sloganları atarken”,

“kişiler değil sistem önemlidir derken”,

“anti-demokratik uygulamalardan şikayet edip yerelde de genelde de iktidar olmayı isterken”,

“süreçlerden mağdur olup sadece kenarında durmayı ve şikayet etmeyi tercih ederken”,

Duyarlı bir yurttaş olarak;

“konu ile ilgili mücadelenin sadece ana muhalefet partisi temsilcileri tarafından verilmesi gerektiğini düşünürken”,

“Siyaset”in mizacına uygun olmadığını itiraf ederken”,

“kendine yakın bir siyasi parti olmadığından / bulamadığından şikayet ederken”,

Parti üyesi  olarak;

“önümüzdeki ay sonunda başlayacak CHP delegasyon seçimlerinde çarşaf liste tercihini seslendirirken”,

“listelerdeki kişilerin birbirleri ile uyum içinde çalışabilmesi bahanesi ile blok listeleri savunurken”,

“mahallemiz delegasyonunu kontrol edebilmek adına delege blok listeleri yarışlarını teşvik ederken”,

“Ülkemizin içinde bulunduğu “çok özel günlere rağmen”, mevcut ve bir önceki ilçe / il yöneticileri arasındaki iktidar mücadelesini önceliklendirip delege seçim süreçlerini olumsuz etkileyecek stratejik adımları umarsızca atarken”,

“her mahalle kendi üyelerinin özgür iradeleri ile kendi delegelerini seçmelidir” derken,

“kişilerin ilçe ve il yöneticileri, belediye meclisi üyeleri, belediye başkanı, milletvekili veya parti meclisi üyesi olmasından daha önemlisi partimizin politikalarının oluşturulması, sahiplendirilmesi, niteliğimizin nicelik ile buluşmasıdır” derken,

“Belediye başkanları ile ilçe ve il başkanları arasındaki ilişkileri -katılımcı demokratik sürecin olumsuz etkilenmesini umursamadan- etik kurallar yerine çatışmalar ile yürütürken”,

“Hiçbirimiz Hepimiz Kadar Güçlü Değiliz yerine Ben Daha İyiyim” derken,

ARTIK GERÇEKTEN SAMİMİ OLMALIYIZ.

İşler kötüye gittiğinde genelde üç adım atılırmış, ilk ikisi biraz daha kolay görünüyor.

İlk adım; “üzgün olduğunu ifade etmek”,

İkinci adım; “yaşananlarda kendi payının da olduğunu ifade etmek”,

zor olan üçüncü adım ise; “düzeltmek için BEN ne yapabilirim” diye sorabilmek. Bu sorunun gündeme getirilmesi  kolay olmamasının yanında  SAMİMİYET’in de göstergesi olabilir, bence.

Sence SEN, sence BİZ, SAMİMİ olabilirsek, samimiyetin oluşturacağı GÜVEN ortamında, Siyasi Partilerimizde ve paralelinde Sivil Toplum Kuruluşlarımızda, Demokratik Kitle Örgütlerimizde,  Sendikalarımızda, Meslek Odalarımızda DAHA fazla aktif üye, DAHA fazla hayal, DAHA fazla dayanışma, DAHA fazla ortak akıl, DAHA fazla mutluluk üretemez miyiz?

Bu DAHALAR bizlere yerelde ve genelde iktidarlar kapılarını açmaz mı?

Selam ve sevgilerimle,


YORUMLAR
  • yorum2017-07-27 23:34:14Harun Mavi Ümitköy Spor Bşk. Yrd.

    Değerli Mehmet Bey,
    Yazınızı okudum, tespit ve temenniler çok yerinde. Samimi, sevecen, dürüst bir toplum istediğimi belirtiyor ve sizi saygı ile selamlıyorum.

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık