İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU

Sıkışma ve Panik Hali


İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU
13 Şubat 2015 Cuma 21:58

SIKIŞMA VE PANİK HALİ
Sıkışan kapitalizm, hamlelerinin yaratacağı tahribatı hesaplamaz. Kartlar açık oynanır. tüm güçlerini kıyamete hazır hale getirir. Örgütlülüğünü sağlamlaştırır.
AKP'nin yönettiği Türkiye kapitalizmi sıkıştı. Sıkışmayı kendi kurmayları tüm çıplaklığı ile görüyorlar. Sıkışma sadece Türkiye ayağında yaşanmıyor. Böyle olsa çözüm üretme şansı biraz olsun mümkün olabilirdi. Sıkışma göbekten bağlı olduğu emperyalist merkezlerden bağımsız değil.
Emperyalist merkezler, 1970’lerde başlayıp sürgit devam eden ekonomik krizin pençesinde varlıklarını sürdürmeye çalışıyor. Sosyalizmin çökmesi emperyalizmin biraz olsun nefes almasına olanak verdi. Ama bu durum ölecek insanın son bir gayretle canlanmasına benziyor.
2008'de ABD'de başlayan mali kriz bir anda dünyayı sardı. Almanya, Fransa, İngiltere, ispanya, Rusya gibi ülkeler kurtuluşu bankalarına milyarlarca dolar aktararak geciktirdiler. Ama sadece geciktirdiler.
Daha kırılgan ekonomiler ise olanaklarının yetersizliği dolayısıyla borçlanma ve krizin yükünü emekçilere yükleyerek geçiştirmeye çalıştı. Türkiye bu kırılgan yapının içerisinde yer alıyor. Bilinen bir gerçek var ki oda bu yolun çıkmaz olduğudur.
Dışa bağımlı ekonomik yapıların görevleri de ağırdır. Birinci olarak kendi varlıklarını sürdürmek zorundalar, diğer taraftan ise bağımlı oldukları güçlü ekonomilerin yükünü taşımak zorundalar.
Dünya ekonomisini izleyip not veren uluslararası derecelendirme kurumları Türkiye ekonomisini kırılganların en kırılganı olarak numaralandırıyor. Morgan Stanley, Standart&poors, Moody's, Fitch, Dun&Bradstreet, IMF, FED, Dünya Bankası bunların en bilinen ve gözde kuruluşları oluyor.
Petrol fiyatlarının hızlı düşüşü bile günlük yaşamda kısmi bir rahatlama yaratmadı. Aksine akaryakıt başta olmak üzere birçok temel tüketim maddesi düzenli olarak zamlandı.
Ekonominin kırılganlığını sürekli kılan etkenler ortada. Üretim, yatırım ve ihracata dayalı bir programın sürdürülmesi ileriye daha sağlıklı bakmayı gerçekleştirilebilir. Ancak böyle olmuyor. Yatırıma dönük olmayan, geçici bir rahatlama yaratan sıcak para girişi ve sürekli borçlanma ile süreç taşınmaya çalışılıyor.
Bu tablo içinde emekçilerin derdine ilaç olacak en küçük bir umut görünmüyor. Yatırımın olmadığı koşullarda istihdam da olmuyor. Bu durum işsizliğin artmasına, dolayısıyla fakirliğin derinleşmesine yol açıyor.
Çalışanlar açısından ise düşük ücretli, sendikasız, güvencesiz işlerde günü kurtarmak, kaderleri olarak sistem tarafından onlara dayatılıyor.
Hükümet tarafından açıklanan 2015 yılı ekonomik beklentiler de parlak değil. Asgari ücreti 949 liraya sabitleyerek çalışanlara açlık sınırının bile altında ücreti uygun gören hükümet işsizlik sorununu çözmeye dönük bir adım dahi atmadı. Beklenilen işsizlik oranı %10 olarak açıklandı. Elbette bu oranın gerçek rakamı ifade etmediğini de bilmek gerekiyor.
Hükümetin yatırım, üretim ve verimliliğe dönük bir 2015 yılı beklentisi yaratması pek akılcı gelmiyor. Gerek iş dünyasının, gerekse sözü dinlenir ekonomistlerin açıklamaları 2015 yılının kendi yağımızla kavrulacağımız bir yıl olacağını ifade etmesi daha bir kabul görüyor. Sistemin kısa vadeli kazanç elde etmeye yatkın yapısı uzun vadede kazanç getirecek olan yatırımların işlev kazanmasını imkânsızlaştırıyor.
Ekonomideki kırılganlık direk olarak siyaseti de etkiliyor. Kırılganlık siyasi alana da anında sirayet ediyor.
Her zaman yaşanan ekonomik krizin acı faturasını geniş emekçi yığınlar ödemiştir. Bundan sonra da böyle olacak.
Bu gerçekler ışığında 2015 yılının sert sınıf mücadelelerine sahne olacağını öngörmek için kâhin olmak gerekmiyor.
Sermaye sahipleri ve onların temsilcisi olan AKP hükümeti sıkışma ve bunalımı görüyor. Kendi sınıf çıkarlarına uygun hazırlıkları da yapıyorlar. Ülkeyi büyük bir hapishaneye çevirecek yasal hazırlıkların yapılması bundandır. İç güvenlik paketinde ısrar ve acelecilik sınıfsal korunma refleksidir.
İşçi sınıfının mücadele sahnesine çıkacağı bütün koşullar hazırdır. Sorun sosyalistlerin işçi sınıfı ile bağ kurma sorunudur. Gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık