İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU

SON KALE TRABZON


İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU
2 Mayıs 2015 Cumartesi 17:40

                                                            SON KALE TRABZON

 

       Trabzon, 1 Mayıs’ta yine direkten döndü. Nefret dilinin, şoven propagandanın linç kültürünü oluşturduğu kent tekrar bir linç olayı ile karşı karşıya geldi.

        HDP kortejine yapılan saldırı çok yönlü okunmalıdır. Kendiliğinden ortaya çıkan, öylesine ele alınacak bir saldırı değildir. Akp kurmaylarının her daim HDP’yi terör örgütü, provokatif bir yapı, kanla beslenen siyaset merkezi olarak yansıtma çabaları saldırıların arka planı olarak ortaya çıkmaktadır. 

       Çözüm sürecini başlatan ve HDP ile masaya  oturan AKP bu tutumuyla ne kadar samimi olduğunu da göstermektedir. Bir yandan silahlar sussun, barış olsun diyen, diğer taraftan barışı en çok isteyen muhatabını halkın gözünde ve vicdanında mahkum etme çabası derin bir çelişkidir. AKP’nin tutumu bu haliyle” Ne olursa olsun ben iktidarda kalayım, halk birbirini kırabilir”in iz düşümüdür.

       AKP eliyle çok sistemli bir şekilde sürdürülen nefret söyleminin en çok karşılık bulduğu kent Trabzondur. Seçim çalışmalarının başladığı andan itibaren Trabzon AKP milletvekili adayları kurmaylarının izlerinden gitmeyi esas almıştır. Süleyman Soylunun Demirtaşı hedef alarak “buradan Türkiye’ye ilan ediyorum, orayı kafana yıkarız senin” beyanı  bu çizginin devamıdır. Soylu’nun Trabzon’dan doğru Demirtaş’a saldırmasının geçerli bir nedeni yokken bu demeci vermesinin altında derin bir akıl olduğunu öngörmek yanlış olmayacaktır.

        Derin akıl “Trabzon son kaledir” de ifadesini bulmaktadır. Trabzon kimin son kalesidir. Bu nasıl kaledir ki devletin her türlü kirli eli ona yüklenmişken devletten hiçbir yatırım alamamamıştır. İşsizliğin tavan yaptığı, yoksulluğun sıradanlaştığı kent tam bir cinnet toplumuna dönüştürülmüştür.750 bin nüfus içinde 96 bin yeşil kartlının olduğu kent derin bir çaresizliğe mahkum edilmiştir.

       13 yıldır iktidarda olan ve her seçimde %60’ı aşan oy desteği alan AKP kente ne vermiştir. Hiçbir şey vermediğinin göstergesi Süleyman Soylu’nun seçim çalışmasında “Trabzon’un hayallerini gerçeğe dönüştüreceğiz” itirafında yatmaktadır. 13 yıldır iktidarda olan parti Trabzon’un makus talihini yenmekten söz edecek kadar aymazlaşmıştır.

        Trabzon’un kaderini işsizlik, yoksulluk, yaşam alanlarının yağması ve yoğun emek sömürüsü olarak yazan AKP ve cumhuriyet tarihi hükümetleridir. 90 yılı aşkın cumhuriyet tarihi incelenirse görülecektir ki Trabzon ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan sürekli geri gitmiştir. AKP ise bu gidişi dibe vurdurmuştur.

        Neo-Liberal politikaları esas alan partilerin Trabzon’a verebileceği tek bir kırıntı bile yoktur. Tek amaçları HES’lerle suyunu, madenlerle yeraltı kaynaklarını, ormanlarını, meralarını, yaylalarını şirketlere peşkeş çekmek ve bu satıştan kendi paylarını almaktır. Trabzon sevgileri tamamen aç gözlü tefeci zihniyeti üzerine kuruludur.

       Emeğe, ezilenlere, yoksullara seslenen, ülke kaynaklarını eşitçe bölüştüreceğini haykıran, zenginden alıp yoksula dağıtacağını söyleyen modern İnce Memed’lere, Köroğlu’na, Şeyh Bedrettinlere hoşgörü göstermeleri doğalarına aykırıdır. Kurdukları harami saltanatının biteceğine dair korku içindedirler. Uykuları kaçmaktadır. 

        İşte HDP’ye saldırmalarının sebebi budur.

        Çünkü HDP yeni siyaset denklemini ezilenler lehine çözecek alternatif olarak öne çıkmıştır.

        HDP, sorunları altında ezilen ve cinnet toplumuna dönüşen Trabzon halkının duymak istediği sestir. Bu sesi boğmak ve Trabzon halkıyla buluşturmak istememektedirler. 

        Ancak güneş balçıkla sıvanmaz. HDP’nin sesi Trabzon halkıyla buluştuğunda karanlık dağılacaktır.

       Bunun için Trabzon haramilerin son kalesidir. Trabzon’un onurlu tarihi son kaleyi yıkarak özgürlüğün yolunu açacaktır.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık