İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU

TRABZON BARIŞ DEMELİDİR...


İHSAN HACIBEKTAŞOĞLU
26 Nisan 2015 Pazar 00:06

                                       TRABZON BARIŞ DEMELİDİR
     Bilinen tarihi ile 4000 yıllık bir geçmişe uzanan Trabzon kimlik sahibi kentler içerisinde yerini almaktadır. Devletlere başkentlik yapmış, farklı kültürel yapıları içinde barındırmış, bu zemin üzerine ürettiği değerler ile zengin bir birikim yaratmıştır.
     Sanattan politikaya, halk kültürünün çok çeşitli dalları dünden bugüne köprü oluşturmuştur. Elbette bu çeşitlilik etnik farklılıkların izdüşümleridir.
     Türkiye cumhuriyetinin 93 yıllık tarihi tekleşme üzerine kuruludur. Tek millet, tek bayrak, hatta tek din eksen alınmış ve farklılıklar ya bastırılmış, yada ölümlerden ölüm beğenmek zorunda bıraktırılmıştır.
     Baskı korku toplumu yaratmış, farklılıklar, üzerinde konuşulamayacak tarihi tabulara dönüştürülmüştür. Örnek olsun; 1923'e kadar 10 bin kişilik bir yerleşim birimi olan santa harabeye çevrilmiş, yerel halk tarafından nefret söylemi üzerinde yağmalatılmıştır. Santa'nın yaşadığı hazin son birçok mirasın kaderi olmuş, bu kaçınılmaz sondan daha yeni Ayasofya kilisesi camiye cevrilerek nasiplendirilmiştir.
     1970'li yıllar toplumsal mücadelenin yükseldiği yıllardır. Türkiye'nin her bölgesi eşitlik, özgürlük, kardeşlik, ortakçı bir yaşam özleminin korakor direnişine sahne oldu. Ezilen, ötekileştirilen, yok sayılan halklar mücadeleyi en önde göğüsledi. Azgın emek sömürüsüne dayanan, tekçi anlayış sorgulanmaya başlamıştı.
     Trabzon kimlik sahibi bir kent olmanın verdiği güçle mücadele içerisinde yer almakta gecikmemişti. Bastırılmış, korkuyla kuşatılmış kent üzerindeki ölü toprağını atmıştı. Sol söylem Trabzon'la birlikte tüm sahil bandındaki yerleşkelerde etkinlik kazandı. Hızla örgütlenerek sözünü söyler hale geldi.
     Egemenler tehlikeyi görerek Trabzon üzerinde düşmanlık yayıcı politikalarını uyguladı. Çünkü Trabzon ellerinden kaybedecekleri bir kent değildi. Kendisi ile beraber çevresini değiştirebilecek bir yapısı vardı.
     Bu amaca uygun olarak 79 ve 80 yılları arasında altı ay içerisinde 100'e yakın devrimci önder faili mechul cinayetlerle katledildi. Düğmeye basılarak, Trabzon tekrar derin bir karanlığın içine son hızla sürüklendi. 12 eylül karşıdevrimi ile karanlık süreç zirveye taşındı. Karanlığı yaratan dönemin devlet görevlileri ve sivil unsurlar cunta tarafından ödüllendirildi. Terfiler aldılar ve paraya makama boğuldular.
     12 eylül sonrası da Trabzon egemenler açısından her daim önemini korudu. Faşist ablukanın dağıtılmaya yüz tuttuğu her zaman kirli oyunlar devreye sokuldu.TAYAD'lılara yönelik linç girişimi, rahip santore, Hrant Dink cinayetleri Trabzon siyasetinde nefret duygusunun son yıllardaki yapı taşlarını oluşturmaktadır. Trabzon bu yanıyla devletin karanlık işlerini kotarmak için elinde tutmaya çalıştığı merkeze dönüştürülmüş görüntüsü vermektedir.
     Özgürlük sevdalılarının kanları ile sulanmış kent herşeye rağmen teslim olmadı. Zayıfta olsa her zaman direnişçi geleneğini yaşattı.
     Barışa, özgürlüğe, eşitliğe, bilime inanmış az sayıda yürekli insan geleneği bugüne aktarmayı başardı.
     Nefret söyleminin, savaş çığırtkanlığının, ırkçılığın kök salmasına dönük amansız çabaya rağmen Trabzon kendi evlatları eliyle tarihi değerlerine sahip çıkıyor.
     Türkiye değişimin doğum sancılarını yaşadığı yeni bir sürece doğru evriliyor. Sosyalist siyasi yapıların henüz zayıf olduğu bu atmosferde çözücü siyasi tavır almak önemini artırıyor. Sınıf eksenli siyasetin doğrultusunu kaybetmeden AKP eliyle sürdürülen zorba ve faşist uygulamaların geriletilmesi görevi ile karşı karşıyayız. Karmaşık siyasi tablonun ilk elden çözücü denklemi HDP'ye destekten geçmektedir. HDP içerisinde varolan sosyalist yapıların varlığı en önemli güvence olmaktadır.
     Trabzon kenti, üzerine çöken karanlık örtüyü barışı, kardeşliği talep ederek dağıtabilir. Tarihi kökleri sağlam, kimlikli bir kent olmanın gereği budur.
     Öyle ise bir avuç yürekli özgürlük savaşçısını desteklemek için, karanlığı dağıtmak için Trabzon HDP demelidir.

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık