MEHMET C.PEKER

YÖNETİCİLERİMİZE


MEHMET C.PEKER
18 Ocak 2017 Çarşamba 20:50

Değerli yöneticilerimiz merhabalar,

Yöneticilerimiz diye hitap ederken, istihdama, maaşa, performansa karar veren hiyerarşik yapı içinde özel ve güçlü yeri olan herkesten bahsediyorum.

Ben de bir zamanlar yöneticilik yaptım, hiyerarşiyi de takım çalışmasını da iyi bildiğimi düşünüyorum. İzninizle bu birikimlerime dayanarak bazı önerilerde bulunacağım.

Diyorum ki; şirketlerin sahipleri veya üst düzey yöneticileri şirketlerinin genel merkezlerinde, üretim birimlerinde, taşradaki idari birimlerde veya fabrika, atölye, şantiye organizasyonlarda çalışanların hepsinin katılımları ile her yerleşimde birer toplantı yapsalar ve herhangi bir siyasi parti adı geçirmeden veya imasını dahi hissettirmemek için önceden hazırlayacakları / hazırlatacakları metinleri çalışanlarına seslendirseler, örneğin;

-          ülkemizin içinde bulunduğu özel günlerin bir süre devam edeceği öngörülmektedir,

 

-          bu kritik günleri hem ülkemiz, hem şirketimiz, hem de siz çalışanlar olarak en az zarar ile mümkün ise hiç zarar görmeden geçirebilmek en büyük dileğimizdir,

-          bu sürecin iyi yönetilebilmesi her süreçte paylaşımlarımızın artmasına bağlı,

-          her zamankinden daha samimi, şeffaf, iyi niyetli ilişkilere ihtiyacımız var,

-          ülkemizde yaşanan siyasi, ekonomik, idari gelişmeleri DOĞRU bilgiler ile değerlendirmeye özen gösterilmesi çok önemli,

-          yazılı, görsel medyada ve dost sohbetlerinde gündeme gelen bilgiler ile ilgili en az birkaç yerden KONTROL ETMEDEN YORUM YAPMAmaya ve davranış geliştirmemeye dikkat etmemiz gerekiyor,

-          yaklaşık bir asır önce sadece yüzde ikisi okuma yazma bilen bir toplumun emperyalist devletlere karşı kazandığı kurtuluş savaşı günlerinden daha birikimli olduğumuzu düşünürsek, BİRLİKTE davranabildiğimiz sürece bugünlerin de başarı ile geçirilebileceğine olan inançlarımızı ve umutlarımızı koruyarak mücadele etmekten istisnasız HEPİMİZ sorumluyuz, deseler.

En üst düzeyde en az birer kere yapılacak söz konusu sesleniş ve paylaşımlara paralel olarak, kurumların bir veya birkaç psikolog uzmandan destek alarak her ay en az bir kez “sevgi ve saygı dolu iletişim, güven ve özgüven, dinlemek ve anlamak, travma ile baş edebilmek, yaşama tutunmak, birlikte olmanın ve paylaşmanın gücü, vb” konularda seminerler verilmesini sağlamak çok yararlı olacaktır, diye düşünüyorum.

Ayrıca, üst yöneticilerimizin dışındaki tüm yöneticilerimiz de önümüzdeki en az birkaç ay yapacağı her toplantının sadece birkaç dakikasını DUYARLI YURTTAŞ sorumluluklarına ayırsa, acaba neler olur?

Nasıl mı?

Konu ne olursa olsun, her toplantının sonunda “yaşananlar ve yaşanması olası gelişmelerden ülkemiz, sektörümüz, şirketimiz ve birimimizin performansının olumsuz  etkilenmesi gayet doğal ama hep birlikte bu süreci aşacağız,

bu sürecin panzehiri PAYLAŞMAK ve UMUT olacaktır, bu süreci ben aşamayabilirim ama BİZ aşabiliriz" deseler, sizce yararı olur mu?

Selam ve sevgilerimle,

NOT : Eğer 18 Ocak 2017 tarihli bu yazıda sözü edilen fikirleri düşünmeye değer buldu iseniz, 13 Ocak 2017 tarihli “Belediye Başkanlarımıza” ve 15 Ocak 2017 tarihli “Muhtarlarımıza ve Yurttaşlarımıza” başlıklı yazıları da okumanızı öneririm.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık