MEHMET C.PEKER

ZİHNİN ŞİFRELERİ


MEHMET C.PEKER
12 Nisan 2015 Pazar 21:13

Değerli arkadaşlarım merhabalar,

Geçen ay Ethem Kocabaş hocamızın verdiği bir eğitime katıldım, beni etkilediği için sizler ile de paylaşmaya karar verdim. Tabii ki; yazacaklarım Ethem hocanın anlattıkları değil benim anlayabildiklerim olacak.

Acaba “akıllı mıyım, yoksa zeki mi” diye sordunuz mu hiç kendinize, bilemiyorum. Sanki birini seçmek zorunda imişiz, biri olursa diğerine sahip olmak zordur gibi bir durumda da kalınır genellikle.

Ben sormuştum, fakat akıllı olduğuma inancım kadar, zekiliğim konusunda özgüven ile kendimi tatmin edecek cevap veremiyordum, Ethem hoca ile tanıştıktan sonra kendimi daha rahat hissediyorum. 

Sanıyorum; Akıl’ın “mantık / duygu dengesi”ni kurabilmesi konusunda bilgim vardı ancak Zeka’nın “yapabilme kapasitesi”ni  gösterirken ki çeşitliliği konusunda öğrenmem gerekenler varmış.

Demem o ki; ben geçen haftaya kadar zekanın en az altı (görsel, müzik, matematik, bedensel, sözel, iletişim) çeşidinin veya boyutunun olduğunu ve hepimizde bütün zekaların farklı yüzdelerde, farklı baskınlıklarda olduğunu yani hepimizin farklı boyutlarda “zeki “ olduğumuzu bilmiyordum.

Zeka farklılıklarını anlatmak için zekilik üstü dahilerden örnek birkaç isim yazmak işimi kolaylaştırır, diye düşünüyorum. Shakespeare’in sözel, Leonardo Da Vinci’nin matematik, Maradona’nın bedensel, Mimar Sinan’ın görsel, Suna Kan’ın ise müzik zekalarının çok gelişmiş olduğunu yazmam sürpriz olmaz sanıyorum. Ayrıca, hepsinin en az bir farklı zekasının daha destekleyici olarak gelişmiş olduğunu duyunca benim de matematik ve iletişim zekalarımın diğer zekalarıma göre daha fazla gelişmiş olabileceğini düşündüm.

Öğrendiklerimin içindeki iyi haber diyor ki; “herkes kendi zeka şifresinin lideridir ve bu liderliği geliştirebilir”. Böyle gelmiş böyle gider demek kesinlikle yanlışmış. Genetik gerçeklerin etkisi ise yaklaşık % 20 imiş yani  % 80 i çevremize ve bize bağlı imiş. Hepimizin zekamızı geliştirebilme olanakları olduğunu bilmesi gerekiyormuş.

Ne güzel bir haber değil mi?

Ben de, daha yaratıcı olabilmemi destekleyebileceğini öğrenince, müzik zekamı geliştirmeye karar verip geçen hafta ritim kursuna başladım, ilk iki dersten de çok keyif aldım, darısı dileyenlerin başına olsun. :)

Bu satıra kadar okuduğunuza göre ilginizi çektiğini umduğum  aklımda kalanların, sadece zeka ile ilgili olarak yukarıda yazdıklarım olmadığını da ifade edeyim. Önemli bir ilave not; kişilik ile ilgili değerlendirme yaparken herkesin zeka şifreleri yanında merak alanları ve karakter özellikleri ile ilgili de bilgi sahibi olunması gerekli  imiş.

Özetle; zihnin şifreleri ve beynimizin performasını arttırma meselesi benim ilgimi çekti. Neden mi?

Düşündüm ki; eğer konu ile ilgili birkaç kitap okuyup biraz daha bilgi sahibi olduktan sonra birbirimizi iyi dinler, iyi izler ve öncelikli zeka boyutlarımızı, ilgi alanlarımızı ve karakterlerimizin ip uçlarını keşfetmeye çaba gösterir isek birbirimizi anlamamız, işbirliği yapmamız, birlikte üretmemiz ve birlikte mutlu olmamız daha kolaylaşır.

Sizce haklı olabilir miyim?

Birileri bu konulara özel önem verip profesyonel başarılarını arttırmaya çalışırken, bizler de “farklı” alanlardaki yapabilme potansiyellerimizi “ortak” değerlerimiz doğrultusunda kullanıp ve tabii ki ürettiklerimizi akıllarımız süzgeçlerinden geçirip sosyal yaşam alanlarımızdaki etkilerimizi arttırabilir miyiz, acaba?

Selam ve sevgilerimle,

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık