<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Dünya</title>
                  <link>https://www.toplumgazetesi.com/dunya</link>
                  <description>En güncel Dünya Haberleri. Son dakika Dünya haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Doğu Guta'daki kimyasal silahlı katliam İdlib'de protesto edildi</title>
                                <description><![CDATA[Suriye'de Beşşar Esed rejiminin, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silahla 1400’ün üzerinde sivilin ölümüne yol açtığı saldırı, İd]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İdlib il merkezinde toplanan halk, "Adalet meşalesinin sönmesine izin vermeyeceğiz", "Mağdurlar adına sesimizi yükseltiyor ve onlar için adalet talep ediyoruz", "Esed rejiminin kimyasal silahlarla yaptığı katliamlar sadece kurbanlara değil tüm insanlığa karşıdır" ve "Kurbanların ruhları hala adaleti bekliyor" yazılı Arapça ve İngilizce dövizler taşıdı.

Gösteriye katılanlardan Firas Halife, AA muhabirine, Doğu Guta bölgesinde Esed rejiminin 21 Ağustos 2013'teki kimyasal katliamını hafızlarda tutmak için mumlar yaktıklarını söyledi.

Suriye İnsan Hakları Ağı verilerine göre, Esed rejimini düzenlediği saldırıda ölenlerin 1100’ünden fazlasının kadın ve çocuk olduğunu, 5 bin sivilin de zehirli gazdan etkilendiğini belirten Halife, "Siviller uyudukları sırada öldürüldü. Katliamın faillerinin aydınlatılmasını istiyoruz. Katilleri unutmak mümkün değil. Cezalandırılana kadar gündemde tutmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Gösteriye katılanlardan İsmail Abdullah da Doğu Guta ve tüm kimyasal silah katliamlarından kurtulanların ailelerinin seslerinin duyulması için gösteri düzenlediklerini dile getirdi.

Seslerini yükselterek adalet arayışında olduklarını vurgulayan Abdullah, "Uluslararası toplumdan kararlı adımlar atmasını talep ediyoruz." dedi.

Doğu Guta katliamı

Esed rejimi, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam’ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silaha başvurarak, 1400’in üzerinde sivili öldürmüştü.

Katliamda, çoğu kadın ve çocuk binlerce sivil de zehirli gazlardan etkilenmişti.

Katliamın ardından Doğu Guta, 2018'de de Beşşar Esed rejiminin en sıkı ablukasını uyguladığı, neredeyse tüm silahları kullandığı bölge haline gelmişti.

Bölgedeki muhalifler, Esed rejimi ve Rusya ile yaptıkları mecburi anlaşma neticesinde Nisan 2018'de Doğu Guta'yı boşaltmak zorunda kalmıştı.

5 yıllık kuşatmadan çıkan siviller, halihazırda ülkenin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki alanlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Suriye İnsan Hakları Ağının raporuna göre, Esed rejimi, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından muhaliflerin kontrolündeki yerleşimlere 217 kez kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/dogu-gutadaki-kimyasal-silahli-katliam-idlibde-protesto-edildi-4302</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 11:43:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Mısır'da döviz likidite sorunu yerel para birimini yeni bir dalgalı kur sistemine geçirir mi?</title>
                                <description><![CDATA[Mısır'da döviz likidite sorununa bağlı olarak değer kaybı yaşayan yerel para birimi cüneyh, mali ve para politikaları yetkililerini yorduğu gibi günlük olarak d]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Mısır'da yerel para birimi için Kasım 2016'dan itibaren paralel bir piyasa olmamasına rağmen döviz kuru bugünlerde tıpkı dalgalı günlerdeki gibi bir dönemden geçiyor.

Uluslararası yatırım bankaların, Mısır cüneyhinin değerinden yüzde 15 oranında daha yüksek fiyata satıldığına ilişkin yayımladığı rapordan sonra bu para birimi yaklaşık 4 aydır değer kaybı yaşıyor.

Bugün itibariyle Mısır piyasalarında bir ABD doları 19,1 cüneyhe tekabül ediyor. Cüneyh, yaklaşık 4 ay gibi bir sürede yüzde 17,8 oranında değer kaybı yaşadı.

Mısır Merkez Bankası Başkanı Tarık Amir’in bu hafta duyurduğu istifasının sebebi de gün yüzüne çıkmaya başladı. Bankacılık kulislerinden gelen bilgilere göre Amir'in istifa sebeplerinden biri, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yerel para birimi cüneyhin dalgalı kur sistemine geçmesi yönündeki talebi oldu.

Şu anda cüneyhin dalgalı kur rejimine geçmesi, IMF'den yeni bir kredi almaya çalışan Mısır için bir sorun haline gelmiş durumda.

Döviz vadeli işlem sözleşmeleri

ABD dolarının yerel para birimine karşı hızla yükselmesi de Mısır'a yeni bir yük getirdi. Nitekim temel ihtiyaçların başında gelen petrol ve tahıl ürünlerinin ithalatı için daha çok cüneyhle dolar almaya çalışılıyor. Bu da Mısır'da enflasyonun 2 haneli olarak kalmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Bloomberg Economics'e göre, Mısır'da ekonominin nefes alması ve açığın kapatılması için yerel para birimindeki değer kaybının yüzde 23'e ulaşması gerekiyor.

Mısır'da döviz vadeli işlem sözleşmeleri piyasasında geçen hafta, 3 aylık sözleşmeler için ABD doları 21 cüneyhe tekabül ediyordu.

Kasım 2016'da dalgalı kura ilk geçişi yapan Mısır, döviz kaynağının büyük bölümünü ihracattan ve yabancı yatırımcıdan gelen sıcak paradan sağlıyor.

Sıcak paranın ülkeden çıkışı

Sıcak paralar da istikrarlı olmadığı için yüksek karlar doğrultusunda her an bir piyasadan başka bir piyasaya geçebiliyor.

Mısır'da da turizm ve ihracat gelirleri başta olmak üzere döviz gelirlerindeki düşüş bu endişeleri arıtıyor. Bunların da ötesinde son 4 ay içinde ülkeden çıkış yapan döviz rakamları 20 milyar doları geçti.

Mısır, bu hızlı değişimler gölgesinde turizm ve ihracat gelirlerindeki gerilemenin sürmesi halinde yerel piyasalarda döviz likiditenin erimesi kriziyle karşı karşıya kalmaya devam edecek.

Ülkenin yerel para birimi cüneyhin yeni bir dalgalı kur sistemine geçiş yapmasıyla birlikte ise dış borçlanma hacmi büyüyeceği gibi yüzde 45'e ulaşan borç faizlerinin bütçeye oranı da yükselecek ve ödemelerde sorunlar baş gösterecek.

Aynı şekilde tıpkı 2016 yılındaki dalgalı kur sistemine geçişi sırasında servetlerinin yüzde 50'sini kaybettikleri gibi Mısırlı mevduat sahipleri ile orta tabakanın olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Küresel finans piyasaları üzerinde baskı yaratan Rusya-Ukrayna savaşının bir sonucu olarak Mısır ekonomisi yeni zorluklarla karşı karşıya kaldı, ülkeden mart ayında 10 milyar dolardan fazla döviz çıkışı oldu.

Kahire yönetimi, IMF'nin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Körfez'deki Arap ülkelerinden 22 milyar dolardan fazla kredi istemişti.

Mısır'da giderek artan mali baskı sonucu Merkez Bankası rezervleri Temmuz 2022'de 33,14 milyar dolara kadar geriledi. Bu da 2017'den beri en dip rakamdır.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/misirda-doviz-likidite-sorunu-yerel-para-birimini-yeni-bir-dalgali-kur-sistemine-gecirir-mi-4307</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:20:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yağışlarda son 3 günde en az 50 kişi öldü</title>
                                <description><![CDATA[Hindistan'ın kuzeyindeki Himaçal Pradeş eyaletinde ve ülkenin doğu kesimlerinde 19 Ağustos Cuma gününden bu yana etkili olan yağışlarda hayatını kaybedenlerin s]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Hindustan Times’ın haberine göre, Himaçal Pradeş eyaletinin Mandi, Kangra, Chamba ve Gohar semtleri felaketten en çok etkilenen yerler arasında. Bu bölgelerde 700’den fazla yol trafiğe kapatıldı.

Eyalette gelecek 5 gün boyunca orta ve şiddetli yağış uyarısı yapılırken, 24 Ağustos’a kadar alarm seviyesinin sarıda kalacağı bildirildi.

Mandi semtindeki sel ve heyelanlarda 13, Gohar’daki heyelanda 8 kişinin ölmesiyle Himaçal Pradeş eyaletinin farklı bölgelerinde şiddetli yağışlara bağlı olaylarda son 3 günde hayatını kaybedenlerin sayısı 36'ya yükseldi.

Uttarakhand eyaletinde 4, Odisha eyaletinde en az 6, Jharkhand eyaletinde ise 5 kişinin öldüğü bilgisi paylaşıldı.

Yağışlar nedeniyle binlerce kişi evinden oldu.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/yagislarda-son-3-gunde-en-az-50-kisi-oldu-4309</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:22:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Pakistan'da İmran Han'ın destekçileri protesto düzenledi</title>
                                <description><![CDATA[Pakistan'da eski Başbakan İmran Han'ın destekçileri, liderlerinin gözaltına alınma ihtimaline karşı ülke genelinde protesto gerçekleştirdi.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ulusal basındaki haberlere göre, Pakistan Adalet Hareketi (PTI) partisi lideri Han'ın gözaltına alınmasının planlandığına ilişkin haberler sonrası eski Başbakan'ın destekçileri sokağa indi.

Lahor, Karaçi, Sialkot ve Peşaver gibi şehirlerde gösteri düzenleyen PTI destekçileri, hükümet karşıtı sloganlar attı.

Öte yandan gözaltı haberlerinin ardından İmran Han'ın başkentteki evinin çevresinde toplanan onlarca kişinin geceden bu yana bekleyişi sürüyor.

Han'ın İslamabad'ın dışındaki Bani Gala bölgesinde bulunan evinin çevresine de ek güvenlik gücü konuşlandırıldı.

Han'ın gözaltına alınıp alınmayacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.

Han hakkında işlem başlatılmıştı



Pakistan'da Parlamentoda, 10 Nisan'da yapılan güven oylamasında, 174 "hayır" oyu alan İmran Han hükümeti düşmüştü.

Ülkede 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan'da Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Han hakkında dün, "polis ve yargıcı tehdit ettiği" gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası kapsamında emniyet işlem başlatmıştı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/pakistanda-imran-hanin-destekcileri-protesto-duzenledi-4311</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:26:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title> 'Nüfuz genişletme' mücadelesi yaşanıyor.</title>
                                <description><![CDATA[Libya'da varlık gösteren silahlı güçlerin bağlı olduğu gruplar ve ittifakları sıklıkla değişiyor, bu da ülkedeki "nüfuz haritasında" her an ciddi anlamda değişi]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Libya'da Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Temsilciler Meclisi (TM) tarafından Başbakan atanan Fethi Başağa arasındaki siyasi bölünme ve nüfuz mücadelesi askeri kurumlar dahil diğer alanları da kapsıyor.

Başağa hükümetinin nüfuz alanı, Halife Hafter yanlısı güçlerin kontrolündeki doğu ve güney bölgelerin tamamına yayılıyor. Başkent Trablus'un içinde yer aldığı ülkenin batı bölgesi ise Dibeybe ve Başağa hükümetlerinin nüfuzlarını genişletme çekişmelerine sahne oluyor.

Ülkenin batı, doğu ve güney bölgelerindeki nüfuz haritası, mevcut ittifakların ve silahlı güçlerin değişimiyle yeniden şekillenebiliyor.

Batı bölgesi

Hem Dibeybe hem Başağa'nın Libya'nın batısındaki Misrata kenti sakinlerinden olmaları dolayısıyla bölgede büyük bir nüfuz çekişmesi yaşanıyor.

UBH Başbakanı Dibeybe ve TM'nin başbakan olarak atadığı Başağa, Misrata ve başkent Trablus'un yanı sıra yabancı diplomatik temsilcilikleri ile hükümet kurumlarının merkezlerini içinde bulunduran batı bölgesine hükmetmek için sıkı bir mücadele veriyor.

Batı bölgesinin en önemli kenti Trablus, neredeyse tamamen Dibeybe hükümetinin hakimiyetinde yer alıyor. UBH'nin Trablus'taki kontrolünü sağlayan güçler, "hükümete bağlı askeri birliklerin yanı sıra Anayasa ve seçimleri koruma gücü, istikrarı destekleme birimi ve şehrin kenar mahallelerinde konuşlanan diğer bazı birimlerden" oluşuyor.

Trablus'ta Başağa hükümetini destekleyenler arasında ise kentteki belediyelerden Suk Cuma'daki silahlı bir birim yer alıyordu. Ancak daha önce Başağa'nın kente girişini sağlama görevi sırasında çıkan çatışmalar sonucu kentteki nüfuzuna sınırlama getirildi.

Başkentin 200 kilometre doğusunda yer alan Misrata kenti de batı bölgesinin en güçlü askeri birliklerini sınırlarında bulunduruyor. Misrata'daki terörle mücadelede uzman "Ortak Operasyonu Gücü" Dibeybe hükümetinden yana saf tutarken, bölgedeki Hıttin ve El-Mahcub birimleri ise Başağa yanlısı olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte Misrata'da silahlı birimlerin çoğunluğu, iç savaş ihtimallerine karşı tarafsızlıklarını korumaya çalışıyor.

Trablus'a 50 kilometre batıdan komşu Zaviye kenti de Dibeybe ve Başağa hükümetleri arasında bölünmüş durumda.

Özellikle görevden alınan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mustafa Sanallah'a yakın silahlı grupların Trablus'a karşı cephe almasıyla Başağa ve Dibeybe yanlısı güçler açısından yeni bir denge oluştu.

Başkentin 170 kilometre güneybatısında yer alan Zintan ise Batı Bölgesi Ortak Operasyonlar Odası Komutanı olan Usame el-Cuveyli Tugaylarının kontrolü altında bulunuyor. Cuveyli Tugayları, Başağa hükümetiyle ittifak halinde.

Zintan'da ayrıca Hafter yanlısı pasif güçler de var. 2020 yazındaki yenilgide kentten çekilmeyen Hafter, böylece orada bir aşiret desteği edindi.

Trablus ile Nefus Dağı arasında yer alan Reşfane bölgesinde ise El-Aziziye başta olmak üzere pek çok belde yer alıyor. Reşfane bölgesi, Cuveyli'ye bağlı Muammer ed-Dari liderliğindeki 55. Tugay'ın kontrolünde.

Tamamı Dibeybe hükümeti taraftarı Nalut, Yafran, Kabavu ve Jadu gibi batı dağlarında dağılmış durumda olan Amazig beldelerinde hafif ve orta silahlara sahip küçük askeri konseyler bulunuyor. Bu konseyler, ülkenin Tunus ile sınırında yer alan Vazin-Zehibe Sınır Kapısı'nı kontrol altında tutuyor.

Trablus ile Tunus sınırını birbirine bağlayan, Zaviye'nin yanı sıra Surman, Sabrata'nın yer aldığı batı sahil bölgesi, Amazig kenti olan ve Ras Cedir Sınır Kapısı yakınlarındaki Zuvara başta olmak üzere Dibeybe hükümetine bağlı bulunuyor.

Surman ve Sabrata'nın rolleri diğerlerine göre biraz daha sınırlı. Bu bölgeleri kontrol altında tutan Tümgeneral Salahaddin en-Nemruş, UBH'ye bağlı olmasına rağmen tarafsızlığını ilan etmişti.

Doğu Bölgesi (Burka Bölgesi)

Ülkenin doğu bölgesi Halife Hafter güçleri, Başağa, TM Başkanı Akile Salih tarafından kontrol altında tutuluyor.

Ancak TM tarafından atanan hükümetin, Trablus'taki görevlerini fiili olarak yerine getirmemesi, Merkez Bankasından bütçe alamaması ve göreve başladığı mart ayından bu yana uluslararası tanınırlığa ulaşamaması göz önüne alındığında Hafter'in Başağa'ya desteği sorgulanır hale geldi.

Libya Ulusal Petrol Şirketi Başkanı Mustafa Sanallah'ın görevden alınması ve yerine Hafter'e yakın bir ismin getirilmesinin ardından Hafter'in kontrolündeki bölgelerde yer alan petrol sahaları ve limanların kapatılması işine son verilmesi, mevcut ittifakların değişmesi olasılığının bir göstergesi.

Güney bölgesi (Fizan Bölgesi)

Doğu bölgesi gibi bölgenin merkezi Sebha başta olmak üzere Fizan'ın kentleri ve beldelerinin çoğu Hafter güçlerinin kontrolü altında bulunuyor. Hafter'in muvafakatı olmaksızın Başağa hükümetinin bu bölgede fiili bir yetkisi yok.

Buna karşın Dibeybe hükümeti, UBH'ye bağlı Korgeneral Ali Kinne'nin küçük askeri birliklerinin bulunduğu Ubari ve Gat kentleri arasındaki Tuareg bölgeleri ile ülkenin en güneyinde Çad sınırı yakınlarında bulunan ve Tebu kabilesinin kontrolü altındaki Murzuk beldesinde sınırlı bir nüfuza sahip.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/nufuz-genisletme-mucadelesi-yasaniyor-4319</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:40:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Orta Koridor Güzergahında Gürcistan'ın Anaklia Limanı..</title>
                                <description><![CDATA[Karadeniz kıyısında, Gürcistan'ın batısında yer alan Abhazya sınırına yakın bulunan Anaklia Limanı, yalnızca bir altyapı projesi olmanın ötesinde, çok boyutlu jeopolitik ve ekonomik çekişmelerin merkezinde yer almaktadır. ]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Karadeniz kıyısında, Gürcistan'ın batısında yer alan Abhazya sınırına yakın bulunan Anaklia Limanı, yalnızca bir altyapı projesi olmanın ötesinde, çok boyutlu jeopolitik ve ekonomik çekişmelerin merkezinde yer almaktadır.  Proje devletler, uluslararası bankalar ve Gürcistan içindeki siyasi aktörlerin çıkar çatışmalarının kesişim noktasında bulunmaktadır.

Anaklia'da bir liman inşaatı için ilk fikirler Sovyet döneminde geliştirildiyse de Novorossiysk gibi mevcut limanlar yeterli görülmüştü. 2009-2011 yıllarında Gürcistan eski Devlet Başkanı Mikhail Saakashvili'nin girişimleriyle proje yeniden gündeme gelmiştir. 2012 yılında iktidara gelen Gürcü Rüyası partisinin liderinin ise o dönemde bu projeye yönelik itirazları olduğu bilinmektedir.

Anaklia'da yeni bir derin su limanı inşa etmeye ilişkin ihale 2016’da açılmış, 2,5 milyar Dolarlık limanın inşası için ihaleyi Amerikan-Gürcü ortaklığı olan Anaklia Kalkınma Konsorsiyumu (ADC) kazanmıştır. Hâlbuki bir yıl önce Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın (AIIB) başkanının Tiflis’te düzenlenen bir toplantıda seçilmesi ve Çin-Gürcistan arasında serbest ticaret anlaşması için müzakerelere başlanması ihaleyi Çin konsorsiyumunun kazanacağı beklentisi yaratmıştı. İnşaat Aralık 2017'de başlamıştır. Ancak Çin tamamen devre dışı bırakılmamış, ADC, limanın inşası için Çinli firma ZPMC ile 50 milyon Dolarlık bir anlaşma imzalamıştır.[1]

ADC;  Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), ABD’nin kalkınma finans kuruluşu Denizaşırı Özel Yatırım Kurumu (OPIC), Japonya liderliğindeki Asya Kalkınma Bankası (ADB) ve Çin liderliğindeki AIIB'den 400 milyon dolarlık teminatlı kredi sağlayacaktı.[2] Ancak bankalar, kredi vermeden önce projenin başarısızlık durumunda Gürcü hükümetinin geri ödeme yapacağına dair devlet garantisi ve projede oluşabilecek riskler veya gecikmeler için sigorta talep etmişlerdir. Hükümet ise bu garantileri sağlamanın konsorsiyumun sorumluluğu olduğunu belirtmiştir.

Bankalar, konsorsiyum ve hükümet arasındaki anlaşmazlık, ayrıca ADC'nin lideri Mamuka Khazaradze'nin muhalif bir parti kurması ve hükümeti eleştirmesiyle birlikte çekişmeler projenin önünü tıkamıştır. 2019'da Khazaradze hakkında kara para aklama suçlamaları gündeme gelmiş ve bu durum projeyi daha da zora sokmuştur. Sonunda hükümet, ADC ile olan sözleşmeyi 2020'de feshetmiştir.

Ukrayna savaşı nedeniyle kargo taşımacılığı için alternatif yollara olan talep artarken, Gürcü hükümetİ Avrupa ve Asya arasındaki ticaret yollarını birbirine bağlayacak bir geçiş noktası olarak limanın inşasına yeniden başlamayı ummuştur.[3] Çin bu süreçte Anaklia Limanı'na olan ilgisini sıklıkla dile getirmiştir. 2023 yılında imzalanan Çin-Gürcistan Stratejik Ortaklık Anlaşması ise Çin’in bölgedeki rolünü pekiştirmiştir. Ayrılıkçılığa karşı olduğunu vurgulayan Çin, Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsız statüsünü tanımazken, Gürcistan da "Tek Çin" ilkesine bağlı kaldığını ifade ederek Pekin'in politikalarına destek vermiştir.

Nihayetinde 2024 yılında Gürcü Rüyası hükümeti, Anaklia derin deniz limanının inşası ve yönetimi için yeni bir hale açmış ve ihaleyi Çin-Singapur konsorsiyumunun kazandığını duyurmuştur. Yapılan antlaşma 600 milyon dolarlık yatırım ile limanın geliştirilmesinin ilk aşamasını kapsamaktadır. 

Bu konsorsiyumda China Communication Construction Company ve China Harbor Investment ana yüklenici olarak, China Road and Bridge Corporation ve Qingdao Port International ise alt yükleniciler olarak yer almaktadır. Gürcistan devleti tarafından kurulan "Anaklia Deep Sea Port" şirketi, projede %51 hisseye sahip olacak, konsorsiyum %49 hisse ile projede yer alacaktır. Bununla birlikte, Çin-Singapur konsorsiyumunun projeye hakim olacağı ve Anaklia Limanı'nın Çin'in kargo ihtiyaçlarına göre inşa edileceği yorumları yapılmaktadır.[4]

China Road and Bridge Corporation 2018'den beri Gürcistan'da faaliyet göstermekte ve özellikle Doğu-Batı otoyolunun Ubisa-Shorapani bölümünü inşa etmektedir. Anaklia liman projesinde de yer alan bu şirket, bölgedeki altyapı çalışmalarında önemli bir rol oynamaktadır. ABD ise Çinli şirketin Güney Çin Denizi'nde askeri amaçlarla yapay adalar inşa etmesi ve Afrika’da bazı yolsuzluklara karıştığı iddialarını öne sürerek projeye karşı çıkmaktadır. [5]

Anaklia Limanı’nın Avrupa Birliği'nin Trans-Avrupa Ulaşım Ağı’nda ve Pekin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nde orta koridor güzergahında alternatif bir ulaşım noktası olması hedeflenmektedir. Ancak, çok sayıda aktörün dahil olduğu bu projede, bölgedeki istikrara ilişkin durum, projenin geri kalan kısmının ne kadar başarılı olacağını belirleyecektir. Gürcistan, Anaklia Limanı'nın potansiyelini gerçekleştirmek için bu çok boyutlu çekişmelerin üstesinden gelmek zorundadır.

 

*Resim: Österreichische Verkehrszeitung


 Gülperi Güngöre

avim.org.tr 'den alınmıştır...

https://avim.org.tr/tr/Yorum/ORTA-KORIDOR-GUZERGAHINDA-GURCISTAN-IN-ANAKLIA-LIMANI

]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/km-anaklia-port-1-08022016-1783541673.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/km-anaklia-port-1-08022016-1783541673.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/km-anaklia-port-1-08022016-1783541673.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/km-anaklia-port-1-08022016-1783541673.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/orta-koridor-guzergahinda-gurcistanin-anaklia-limani-4329</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>NATO Ankara Zirvesi Bildirgesi yayımlandı</title>
                                <description><![CDATA[7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi bildirgesi yayımlandı. Bildirge metni şu şekilde:]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[“Biz, Kuzey Atlantik İttifakı’nın Devlet ve Hükûmet Başkanları olarak; Washington Antlaşması’nın 5. Maddesi kapsamındaki kolektif savunmaya ve transatlantik bağa olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit etmek üzere Ankara’da bir araya geldik. Bir müttefike yapılan saldırı, tüm müttefiklere yapılmış sayılır. Birliğimiz, dayanışmamız ve ortak gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifakımızın bir milyar vatandaşının barış, güvenlik ve refahının temelini oluşturmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derecelik yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz.

Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı Müttefikler, Lahey Savunma Taahhüdü’nü yerine getirmektedir. Avrupa Müttefikleri ve Kanada, 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırmıştır. Bu yatırımlar, ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri sağlarken aynı zamanda endüstriyel altyapımızı ve dayanıklılığımızı güçlendirmektedir. Bugün Ankara’da, 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik açıklıyor; ortak üretim kapasitesini genişletmeyi ve sanayi ile birlikte çalışarak inovasyonu hızlandırmayı taahhüt ediyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticaretindeki engelleri kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürecek ve NATO ortaklıklarından yararlanarak savunma sanayi derinliğini ve iş birliğini en üst düzeye çıkaracağız.

Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak. Avrupa Müttefikleri ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte çalışarak İttifakın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmektedir. NATO’nun caydırıcılığı ve savunma kapasitesi; uzay ve siber kabiliyetlerle desteklenen uygun bir nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleri bileşimine dayanmaktadır. Muharebe üstünlüğümüzü korumaya kararlıyız. Derin hassas vuruş kabiliyeti, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri de dâhil olmak üzere tüm harekât alanlarında kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilir kılma yeteneğimize yatırım yapıyor, belirlenen kabiliyet hedeflerini yerine getiriyoruz. Birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zekâ modellerini kullanıma alıyoruz.

Ukrayna, transatlantik güvenliğe katkıda bulunmaktadır; Müttefikler, Ukrayna’nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteklerinde birlik içindedir. Avrupa Müttefikleri ve Kanada, Ukrayna’ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü artık ikili ve çok taraflı mekanizmalar aracılığıyla finanse etmektedir. Müttefikler; bu desteğin adil, öngörülebilir ve uzun vadede sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulamaktadır. 2026 yılı için Müttefikler, Ukrayna’ya 70 milyar euro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim sağlamayı taahhüt etmekte; 2027 yılında da en az aynı düzeyde desteğin sürdürülmesine yönelik egemen taahhütlerini teyit etmektedir. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği’nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna’ya çok yıllı finansman sağlama kararını memnuniyetle karşılıyoruz.

İttifak; daha geniş güvenlik ortamımızı şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrar eden krizlere karşı yanıt verme ve uyum sağlama kabiliyetini geliştirmeye devam etmektedir. Müttefikler, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamakta ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine tam olarak saygı göstermeye çağırmaktadır.

 

Bize gösterdiği cömert misafirperverlik dolayısıyla Türkiye’ye teşekkürlerimizi sunuyor, bir sonraki toplantımızı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/nato-aile-fotografi-aa-2474773-1783543106.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/nato-aile-fotografi-aa-2474773-1783543106.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/nato-aile-fotografi-aa-2474773-1783543106.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.toplumgazetesi.com/content/uploads/haberler/2026/07/nato-aile-fotografi-aa-2474773-1783543106.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.toplumgazetesi.com/nato-ankara-zirvesi-bildirgesi-yayimlandi-4330</link>
                                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>